Başlangıçtan Bugüne

Başlangıçtan bugüne geçen uzun aylar boyunca çoğu zaman, oğlumla ilgilenmek dışında yaptığım tek şey narsizm üzerine araştırmaktı. En başında, zihnimdeki yoğun sis bulutunun etkisiyle başarabileceğimden pek de emin olmayarak çıktığım yolun sonunda ruhsal ve zihinsel olarak vardığım noktadan memnunum.

Tanı

O karanlık günlerde yazmaya başladığımda hala oğlumun babası için beliren narsizm tanısından kuşkuluydum ve açıkçası bu süreçte beni haksız çıkaracak verilere ulaşmayı umuyordum. Aksine, tüm okuduklarım, izlediklerim, dinlediklerim ve karşılaştığım tüm farklı deneyimler yıllarca maruz kaldığım, sevdiğimi ve hatta tarafından sevildiğimi sandığım kişinin inkar edilemez biçimde narsist kişilik bozukluğu sahibi olduğunu göstermekle kalmadı. Ayrıca çoğu narsistik sapkında görüldüğü üzere sosyopat kimliğini de algılamamı ve kabullenmemi sağladı.

Psikoloji veya psikiyatri uzmanı olmadığım için seviyesini söylemem mümkün değil. Benzer şekilde, bu durumun benim aslen akademik psikoloji dışında bir insan olarak bir yıl gibi kısa bir sürede inceleyebildiğimin ve anlayabildiğimin ötesinde başka yansımaları olup olmadığını da bilemiyorum. Bununla birlikte, gördüklerim, anladıklarım ve bildiklerim kendi deneyimime ve onun kimliğine dair ihtiyaç duyduğum her şeyi bana halihazırda verdiğinden bu bilgilere ihtiyacım yok. Bu anlamda artık eminim ki, oğlumla yaşadığımız ağır narsistik bir istismar ve yadsınamayacak acı veren sosyopatik yanları var. Gerisini varsın uzmanlar didiklesin…

Terapi

“O”‘nun kimliği başından beri sadece sorunu anlayabilmek adına önemliydi. Geçmişe tüm geridönüşlerim, anıları, olayları çok acı verse de yeniden yaşayışlarım, çözüm üretebilmek için sorunu görebildiğim tüm ayrıntılarıyla inceleyebilmek içindi. Zordu; ama gerekliydi. O zamanlar altından kalkamayacağımı sandığım yıkıntıdaki her bir parçayı hem taze bilgilerle yeniden değerlendirmem hem de başka kullanımlara olanak sağlayacak şekilde yazıp yayımlamam tam anlamıyla bir geridönüşüm sağladı. Şimdi o yıkıntı alanında tek bir toz zerresi bile yok. Eksiklikler olma olasılığı her zaman olsa da sorunun tanımına dair görüşüm berrak. Bu sebeple de terapimin düşünce yoğun kısmını tamamladım.

Böyle bir travmanın ardından terapi sürecinin hiç sonlanmayacağına inandığımdan ve bebeğim dolayısıyla asgaride de olsa iletişimi devam ettirmek zorunda olduğumdan içsel yolculuğum uygulamada ömür boyu devam edecek.

İçerik ve Koşullar

İnsanın ne yaşadıklarını ne de bildiklerini tümüyle yazıya dökebilmesi mümkün değil. Yazdıkça yazmadıklarım kendilerini hatırlatıyorlar. Üstelik, kendi deneyimlerim bir kenara narsizm, sosyopati, psikolojik şiddet ve istismar konuları üzerine yazılabilecekler ve yapılabilecekler ortaya dökülse bu blog çok daha geniş içerikli bir siteye ve istismar mağdurlarının başka yerlerde Türkçe olarak bulamadıkları daha etkin bir destek sistemine evrilebilir.

Ancak, hamileliğimden beri aşırı yıpratıcı geçen yaklaşık iki buçuk yılın sonunda, yaşam koşullarım, hayallerim ve hedeflerim gerek özel gerekse iş yaşamım çerçevesinde oldukça değişti. Eskiden beri bir çocuğa anne olabilme şansını yakalarsam ona bizzat bakabilecek imkanları oluşturmak isterdim. Şimdi ise oğlum yaşadıklarının etkisiyle, sağlıklı bir ebeveynin sürekli desteğine ortalama bir ailede büyüyen bir çocuktan daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu koşullarda Can’ımı bir bakıcıya ya da kreşe bırakarak işe başlamak benim için onu kendi kaderine terk etmek anlamı taşıyor. Dolayısıyla, artık oğlumu bırakmadan maddi getiri sağlamanın bir yolunu bulmaya odaklanmak zorundayım. Bu demek oluyor ki bloga eskisi kadar vakit ayıramayacağım.

Öte yandan, içim içimi kemiriyor. Bana yazan çok sayıda derttaşıma şu anda bile çok kısıtlı bir zamanda ve kısıtlı koşullarda destek verebiliyorum. “Destek vermek” sözcüğü burada büyüklenici bir anlam taşımıyor, aman! Kendim ihtiyaç duyduğumda bulamadığım anlayışı, empatiyi, insani desteği, onlarca kitabı ve makaleyi, yüzlerce videoyu izledikten sonra edinip biriktirdiğim bilgiyi paylaşmaya çalışıyorum destek sağlayabilmek uğruna. Özellikle ilk uyanış aşamasında bu desteğin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bu doğrultuda düzenli olarak görüştüğüm birkaç derttaş var. Aldığım geribildirimler çok olumlu ve açıkçası buna devam etmek hatta tespitler ve öneriler kapsamında belirttiğim üzere bu konuda projeler üretmek istiyorum. Ancak şu anda yaşam koşulları ve maddi zorunluluklar bu isteklerimin önüne geçiyor. Dolayısıyla tamamen bırakmasam da sınırlı zamanı en yüksek verimlilikte kullanabilecek optimum bir çözüm bulmaya çalışıyorum.

Siz

Vazgeçmiyorum. Bu konu benim için ömür boyu sürecek bir çaba olacak. Doğru insanlara ve imkanlara ulaşmaya çalışmaya, araştırmaya, çözüm üretebilmek için düşünmeye ve elimden geldiğince uygulamaya devam edeceğim. Fikirlerinizi, ulaştığınız destekleyici bilgileri, çözüm önerilerinizi başkalarının da faydalanabilmeleri için her zaman benimle paylaşabilirsiniz.

Bu son yazım olabilir, gelişim başka şekillerde devam edebilir ya da durabilir. Bundan sonraki süreç özel maddi sınırlarım bir yana biraz da sizin geribildirimleriniz, istekleriniz ve ihtiyaçlarınızla şekillenecek.

Paylaşın. Siteye hit alma derdinde değilim. Hem bireysel ve toplumsal boyutta çözümler üretebilmek, hem de destekleyici etkisi adına ancak farklı ortamlarda paylaşılırsa doğru ve duyarlı kişilere ulaşabilir. Kendi deneyiminizde de destek bulabilmek ve etrafınızdakileri sorgulamaya teşvik etmek için paylaşın.

Uyarı

Ve narsistlerle sosyopatlara karşı “şimdilik” son uyarılar, kısa kısa…

Narsist sosyopat deneyiminin ardından, blogu da okuduysan artık gözlerin açıldı. Bundan sonra karşına çıkacak sömürgeni kısa sürede ayırt etmen mümkün. Onlarca uyarı işareti yazılabilir ve ayrıntılandırılabilir olsa da ipucu olarak şunlar tanışma sürecinde aklında olsun:

  • Hislerini, sezgilerini dinle. Kaygı ve korku kendini koruman için var olan duygular. İçgüdülerine güven. Seni rahatsız eden tutumları görmezden gelme.
  • Hızlı gelişen ve aşırı ortak noktalar içeriyor gibi görünen ilişkilere mesafeli ol.
  • Birey olarak fikirlerine ve tercihlerine saygı gösterdiğinden emin ol.
  • Sözleri ve davranışları arasında tutarsızlık görürsen dikkatli ol.
  • “Hayır” yanıtını aldığında nasıl davrandığını incele. O anda tepki vermeyip saygı gösteriyor gibi görünse de arkasından kendi isteğine ulaşmak için manipülasyonlar uygulayıp uygulamadığını takip et.
  • Sende acıma, öfke, suçluluk ve değersizlik duygusu uyandırma çabalarına karşı uyanık ol.
  • Sana ya da başkalarına yalan söylediğine, gerçekleri çarpıttığına şahit olduğunda temkinli ol.
  • Narsistin tanıdığın özelliklerini ve oyunlarını unutma.

Önemli olan senin gözünün ve gönlünün açık olması. Halihazırda türlü oyunları bilen, maskelerin teker teker defalarca kullanımlarına şahit olmuş her bir maske yüzünden tarifsiz acılar çekmiş biri zaten kokusunu alır narsistin. Yeter ki o kokuyu tanımla. Bir daha olmasına izin vermemek elinde.

Teşekkür

Şimdiye kadarki hayatımın en acı deneyimini yaşarken buna uzaktan, yakından ya da sadece blogdan tanıklık eden, destek veya köstek olan herkese teşekkür ederim. Kimi zaman bir iki cümle, bir bakış yepyeni kavrayışlara yol açtı bende.

Blog dolayısıyla bana ulaşanlara, yorum yapanlara, geribildirim verenlere ayrıca teşekkürler. Her zaman söylediğim gibi derttaşların deneyimleri birbirimizi zenginleştirmek ve kollamak adına çok değerli.

Bitiş çizgisi

Biricik oğlum kucağımda, göğsümü gere gere, kendimi kutlayarak ve gülümseyerek geçiyorum kurdeleyi. Kendi iç dünyamın kazananıyım ve bitiş çizgisini geçtikten sonra olacaklara hazırım.

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Başlangıçtan Bugüne” için 14 yorum

  1. Öncelikle Can için en güzelini dileyerek geçmişler olsun, tekrarı olmasın diyorum. Birileri bitirirken birileri daha yeni başlıyor!
    Birçokları bizim el yordamıyla bulduklarımızı, birbirimize sorduklarımızı emeğiniz sayesinde daha kolay öğrenecek ve bunu kendinden ziyade oğlu/kızı için yapacak. Siz yeni yazı eklemeseniz de yeni yeni Canlara faydanız devam edecek.

    1. Teşekkür ederim. Umarım dediğiniz gibi faydalı olabilir bu yazılar; umarım kendimizi ve bütün çocuklarımızı feraha çıkarabiliriz.

  2. Yazılarınızdan ve araştırmalarınızdan çok faydalandım. Artık ben de narsist olduğundan emin olduğum bir kadınla 7 yıllık bir ilişki yaşadığımdan emin oldum.
    Bir yazar olarak sorgulamam gereken davranış biçimleri yazılarınızla da teyit ettiğim bir şablona oturdu.
    Tuttuğum önemli notları sizinle özelden paylaşmak isterim; çünkü hala açıklanması gereken detaylar var.
    Özverili güzel çalışmalarınız tahmin edebileceğinizden çok daha faydalı. Kendi adıma çok teşekkür ederim. Çalışmalarınızın devamını diliyorum farkındalık yarattınız.

    1. Güzel geribildiriminiz için çok teşekkür ederim. E-posta adresim üzerinden iletişim kurabiliriz.

  3. Saatlerdir sayfanızdayım. Bir hazine bulmuşçasına heyecanlandım dersem kesinlikle abartmamış olurum. Çok teşekkür ederim.

  4. 2.5 yaşında bir kızımız var ve eşim narsist. Yıllardır daha iyi bir ilişkimiz olması için harcadığım emek ve fedakarlık hiçbir işe yaramadığı gibi, beni yok etmek pahasına kopartılarak alınmaya çalışılan talepler, aciliyetler, mecburiyetler, gittikçe artan öfke patlamaları eşliğinde dayatılıyor. Neredeyse tek istediğim kızımızı olabildiğince sağlıklı büyütmek. Keşke bir yolu olsa, önümüze çıksa, işe yarasa, bir içgörü gelişse ve birlikte yol alsak. 55 yaşımın üzerindeyim ve hayatımın geri kalanını bu modda geçirmek istemiyorum.

    Yazılarınızdan faydalandım. Emeğiniz için teşekkür ederim.

    1. Bir narsistle ilişkiyi sürdürmeye çalışmak, maalesef sömürünün devam etmesine olanak sağlamak oluyor. Birlikte “yol almak” bu karakter yapıları için imkansıza yakın. Kendiniz için bireysel olarak ve kızınız için birlikte profesyonel destek almanızı öneririm. Ancak uyarayım, narsistler terapi ortamlarına girmekten genelde kaçınırlar ya da bu ortamları sizi suçlamak ve karalayarak kendilerini haklı çıkarmak için kullanırlar.

      Burada önemli olan sizin kendiniz ve kızınız için sağlıklı şekilde inisiyatif alabilecek güce erişmeniz. Kızınız karakterinin temellerini oluşturduğu bir dönemde şu anda. İleride sağlıklı bir karakter oturtabilmesi için şiddetin etkisiyle bulanıklaşmamış bir zihne sahip bir ebeveynin yönlendirmelerine kavuşması ve davranışlarını gözlemlemesi çok önemli.
      Gereksinim duyduğunuzda yazabilirsiniz.
      Kolaylıklar dilerim.

  5. Yazılarını ağlayarak okudum. İlk başlarda yaşadıklarımı hatırladım. İlişkinin ortalarında değiştireceğimi düşündüm. Bu süreç o kadar uzun sürdü ki kendimden feda ettim ve ben özgüveni yüksek biriyim. Acımasızca eleştirilerini yıllarca çektim. Toplam 3.5 yıldır kan emici gibi ruhumun neşesini yavaşça aldı. Şöyle ki bir hafta inanılmaz iyi giden bir ilişki, bir hafta kavga hakaret ayrılık… Sonrasında affettirme, iyi gözükme, umut verme, suçlamalarına karşılık “kendimi düzeltme çabalarım”, sonrasında yine hiçbir sebep yokken minnacık bir sebebi kocaman kavgaya dönüştürüp eleştiriler, küfürler…
    Artık dayanamayacağımı anladığım noktada araştırma yaparken sayfanızda kendimi yaşadıklarımı görüp hüngür hüngür ağladım.
    “Tuzağa Düşüş Süreci” birebir yaşadıklarımı anlatıyor ve sayenizde, kendime ne yapılmasına izin verdiğimi farkettim. Bana bunları yapmasına izin verdim.
    Hasta bir insanla ve ASLA düzelmeyecek bir insanla evlenmeyi düşünmüşüm. Bunu kendime nasıl yaptım şu an kendime kızmaktayım.
    Ve henüz yine dayanamayıp ayrıldığım bir dönemdeyim. Önce bitirdiğim ilişkide ‘dirayetli durup’ o göz boyama evresini artık daha kolay atlatabilecegimi düşünüyorum; fakat bizim ortak bir işimiz var ve işimiz gereği iletişimde bulunuyoruz. Tek sormak istedigim terapi sürecini nasıl yapacağım, kendimi nasıl iyileştireceğim?

    1. İçinde bulunduğunuz psikolojiyi çok iyi anlıyorum. Bu koşullarda kendinize kızmanız çok doğal ve bu yazacağımın kızgınlığınıza şu an bir etkisi olmasa da ileride hatırlamanız dileğiyle yazıyorum:

      Ona izin vermeniz, istismar sürecinin standart yapısı gereği psikolojik olarak sizi kıstırmış olmasından kaynaklanıyor. Önceden bu konuda deneyimli ya da bilgili olmayan herkesin yaşayabileceği bir şey yaşadığınız. Ancak, iyileşip onun etkilerinden tamamen kurtulduğunuzda göreceksiniz bunu.
      Görüşmeye devam etmek zorundayken iyileşmek daha zor; ancak mümkün. Sınırlarınızı korumayı öğrenmeniz gerekiyor. Mutlaka destek alın. Terapi kategorisi altındaki yazılarımı kendi durumunuza uydurarak okuyun ve kendi yapabileceklerinizi inceleyin. Benimle özelden iletişime geçebilirsiniz. Birebir iletişimde hızlıca ilerleme sağlıyoruz.
      Kolaylıklar dilerim.

  6. Ben de son 2 haftadır aydınlanma yasayan bir kadınım. 12 yıllık bana göre büyük aşkla ve tutkuyla dolu dolu geçmiş bir evliliğim ihanetle bitti. Beni kaybetme korkusuyla her şeyi dağıtan paralayan insan şuan bana ” sana hissettiğim tek şey mecburiyetti seni hiç sevmemişim sen muhtaç bir kadınsın ” dedi.

    Nasıl muhtaç bir kadına dönüştüm ben peki. Bunca sene her işimi o halletti. Tren bileti almaktan arabaya benzin almaya kadar. Ev işi bile yapmadım ben ütülerimi bile o yapardı. Internet bankacılığı kullanamazdım alışveriş falan her şeyi o hallederdi. Sonra uzun süreli görevlere gidince kendi ayaklarımın üzerinde durmaya başladım. Ben güçlendikçe onun sindirme isteği artıyor daha çok kısıtlama küçümseme aşağılama… Sonra evi terk edip gitme kaçma isteği oluyordu içimde ve pişman olup söyle zor görevim vardı böyle bunaldim vb. Diyordu.

    Hep affettim her zararını. Ama bitmedi yani psikolojik şiddeti. Asla hakkı çıkamıyordum. Her tartışmada hep söylediği şeyleri söylemedim diyerek kendimden şüphe etmeme sebep oluyordu. Bir gün kavga ettik mesela, eve girerken o önden girip kapıyı yüzüme kapattı. Kapıyı çaldım ve çok geç açtı. Ben orda ağlamaktan perişan oldum beni eve almadı diye. Sonra da bana abartıyorsun duymadım olayları çok büyütüyorsun sen normal değilsin vb. Diyerek sürekli sorunu kendimde aramama sebep oluyordu.

    Her kavga sonrası bana sımsıkı sarılıp öper gönlümü alır büyük şevkat gösterirdi. Ben de bana aşık seviyor sanırdım

    En çok söyledigim söz şuydu ona. ” sen allah misin her şeyi sen mi biliyorsun”

    Her kararı o verirdi. Benim adıma bile karar alma mekanizması oydu. Bilgisayara ihtiyacım olup olmadığını ikna etmek için bile saatlerce günlerce dil döktüğümü biliyorum ki ekonomik düzeyimiz çok iyiydi

    Sonra çalışmak istemiştim çalışmama izin vermemişti. Ayrılık noktasına geldik ikna oldu. Sonra ehliyet almak istedim izin vermedi. Sana Bir sey olacak kaza yapacaksın korkuyorum derdi. Ama bir kere taksi otobüs de yapmadım her yere O getirdi götürdü beni.

    Şimdi geçmişe bakıyorum her işimi halleden bana ev işi bile yaptırmayan bir adam nasıl olur da benden vazgeçer diyorum. Sonra bakıyorum bu özverili fedakar tavırları kurbanını ağlarına almak ve avcunun içinde sıkarak yavas yavas öldürmek icin stratejiymis.

    Evlendim evleneli psikologlardan çıkamıyorum. Sürekli antidepresan kullanıyorum. Sorun hep bende diye algiliyorumm. Ama şuan 1 ay oldu boşanma kararı vereli. Kendimi çok daha iyi hissediyorum. Ekonomik olarak zor günler gecirdigim doğrudur ama ben duzenimi kurarsam ayagimi gururumla yorganima gore uzatmayi da bilirim.

    Ayrılırken en çok aciyi ” bir daha ona dokunmayacağım, kimse beni onun kadsr sevmeyecek, kimse beni onun kadar sahiplenmeyecek , kimse onun gibi dokunamaz vb. ” diyerek ağlayarak çektim. Ama sevgi bu değilmiş anlıyorum simdi. Hiç değer görmemişim. Hiç kendi kararım olmamış. Hiç bir konuda fikrimi sormamış hep suçlamış beni anlamıyorsun yapayalnızim ben demiş vesaire.

    Yani ben de bir narsistik kişilik bozukluğuna sahip bir adamın pençesinde 12 senemi hiç etmişim.

    Söyle bakıyorum olaya. O dönem buna ihtiyacım vardı artık ihtiyacım yok bitti gitti. Yeni bir ben doğacak içimden ve yolum artık çok açık…

    Yine de özlüyorum bazen. Keşke böyle olmasaydı diyorum. Ben her şeye razıydım diyorum. Ben onu çok sevmiştim diyorum. Insallah güzel bir ilişkim evliliğim yuvam ve çocuklarım olur da geçmişe büyük bir perde çekip önüme bakabilirim…

    1. Arkanı dön ve mümkünse koşarak uzaklas . Her şey güzel olacak. Zor günler olmadan güzel günlerin meyvesi yenmez, inan bana kimseye bağımlı değiliz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir