Her Şey Bittikten Sonra

Her şey bittikten sonra nasıl oluyor yaşam? Huzurlu? Neşeli? Kaygısız? Öfkesiz? Tehditsiz? Tarifi zor; ama deneyeceğim. Her şey Önce “her şey” ‘den kastımın ne olduğunu tarif etmeliyim; çünkü bitenler ve bitmeyenler tamamen bireysel deneyime özel. Sömürüye dayalı bir ilişkinin ardından yeni bir düzen kurmanın zorlukları, terapi süreci, hukuki süreç, ekonomik[…]

Okumaya devam …

Ve Dava Bitti

Ve dava bitti… Ya da en azından şimdilik öyle görünüyor. Hukuk sistemine, mahkemelere, insanlara olan inancımı tekrar tekrar sorguladığım süreç ise sonra ermedi. Tabi narsistin sürekli saldırıları da… Çok zamandır bizim durumumuz hakkında yazmamıştım ya, sıkça soranlar oluyor. Hem samimi ilginize yanıt vermiş olayım hem de son deneyimleri paylaşayım istedim.[…]

Okumaya devam …

Gerileme Miydi?

Gerileme miydi bu son yaşadığım? Aylar sonra ilk kez yüz yüzeydik narkopatla. Kapımda polisle belirmesine sebep olmak için tek yaptığım, avukatım aracılığıyla mahkemece belirlenen görüşme gününde görüşemeyeceklerini; çünkü Can’ın hasta olduğunu iletmekti. İlk yüzleşmenin, iyileşme sürecimde gerileme yaratıp yaratmadığını bana sorgulatan kısmı sinirlenmiş olmamdı. Birkaç gündür halihazırda Can’ın hastalığı ve[…]

Okumaya devam …

Başkaldırı

Başkaldırı halindeyim bir süredir. Terapi sürecimin bir parçası mı? Yoksa yerimde mi sayıyorum? Karar vermiş değilim. Madem isyan yaşıyorum, ortaya dökmem lazım ki benimle aynı sıkıntıları deneyimleyenlerden, sistemdeki eksiklikleri kapatmaya çalışanlardan ya da olur a sistemin aklı başında insanlarından birilerine denk gelirse bir anlam ifade etsin. Yasal süreç devam ederken[…]

Okumaya devam …

Korkuyla Yaşamak

Korkuyla yaşamak hakkında bundan iki yıl önce fikir beyan etmeye çekinirdim. Bilmez, anlamazdım. Şimdi kahrolurken biliyorum artık. Korkuyorum evet! Çöp koymak için kapımı açarken, evden dışarı çıkarken, dışarıda oğlumla vakit geçirirken, bilmediğim bir numara aradığında, bir posta geldiğinde… Birkaç gün mola verdikten sonra yazılara geri dönmek niyetindeyken ve bu akşam[…]

Okumaya devam …

Yılbaşı

Yılbaşı kutlamak çocukluğumdan beri anlamsız gelmiştir bana. Diğer günlerin aynısı olan yeni bir güne girmekte kutlanacak bir şey bulamadım bir türlü. Yılbaşı “kutlanmalı”, “yok efendim kutlanmamalı” kavgalarına da hak veremedim. Yaşım ilerledikçe insanların heyecanının umuttan kaynaklandığını fark ettim. Belli ki “yeni” bir yıl, yeni başlangıçlar ve iyi dilekler için güzel[…]

Okumaya devam …

Bugün 8 Aralık

Bugün 8 Aralık. Günlerdir uykusuzum. İki gece önce yine bir migren atağı geçirdim. Son birkaç yıldır hayatımdan çıkarabildiğim migren on iki günde iki kez kapımı çaldı. Bedenim, içinde bulunduğum stresi ve kaygı durumunu yönetmekle ilgili ipleri elime almakta geç kaldığımı haber veriyor. Farkındayım. Yavaş da olsa gerekenleri yaptıkça kendime geleceğimi[…]

Okumaya devam …

Bugün 3 Aralık

Bugün 3 Aralık. Bir haftadır kafam karmakarışık. Bir önceki günlük yazısının sonunda (Bkz: Bugün) kendime sorduğum sorularla ve yenileriyle boğuşmaya devam ediyorum. Bu kalıpların hepsi şiddet döngüsü içinde kalan “kurban” kişinin karakterize davranışları arasında sayılabilir. Benim özelimde bu davranışların sadece onunla ilişkimde ortaya çıkıyor olması ki bunun analizi çok uzun sürer,[…]

Okumaya devam …

Bugün

Bugün geldiğim noktada kronolojik sırayı atlayıp bu günü yazmaya ihtiyacım var. Zira, gerginlik giderek artıyor. Arada atladığım olaylar olsa da genel hatlarıyla bugüne kadar gelmiştim zaten. Atladıklarıma da tekrar yolum düşerse değinirim artık. Daha bir önceki yazıda ilerleme kat ettiğimi yazmıştım. (Bkz: Narsizmle Tanışmam) Hatta evden taşındıktan sonra kabusun içinden çıktığımı sanmıştım.[…]

Okumaya devam …