Gelişmiş Manipülasyon Yöntemleri

Gelişmiş manipülasyon yöntemleri, halihazırda Narsisti Tanımak başlığı altında anlattığım her davranış kalıbının manipülasyon amaçlı olduğunu belleğimizin bir köşesinde tutmakla birlikte, bana göre narsistin uyguladığı kurban için en tehlikeli ve zarar verici oyunlardır. Narsistin mutlak hakimiyet hedefi için birer oyundan ibaret olan bu yöntemler, kurban için tam anlamıyla işkencedir.

Dışarıdan görüldüğü kadarıyla, narsist kurbanını kendi isteğini yapmaya yönlendirmek için fiziki zorlamalara girişmeyi tercih etmez. Tabi ilişkinin içindeyken de karşınızdakinin narsist olduğunun farkında değilseniz dışarıda kalmış olabilirsiniz. Biri size “Zorla mı yaptırdı?” sorusunu sorduğunda düşünmeden ilk anda vereceğiniz yanıt “Hayır“‘dır. Oysa üzerinizde oynadığı oyunlar başlı başına birer zorlama, birer şiddet örneğidir.

Bununla birlikte, o sorumlulukları kendi üzerinden atmakta usta olduğu için size açıkça yasak koymak yerine, aklınızla oynar. Alttan girer, üstten çıkar, bir şekilde istediği kararı alırsınız. Evet, bizzat siz, ne kadar özgür olduğunu artık tartışmamamız gereken iradenizle alırsınız o kararı.

Evden çıkmanızı istemiyorsa mesela kapıyı kilitlemez; fakat havanın soğuğundan, bebeğin hasta olma ihtimalinden, bebeğin ihtiyaçlarını tek başınıza karşılamakta zorlanacağınızdan, trafiğin bu aralar çok kötü olduğundan, başka zaman birlikte çıkılabileceğinden (o başka zaman hiç gelmez) ve benzeri bir sürü basit vazgeçirici bahaneden bahseder durur. İşinizi zorlaştırıcı ek engeller çıkarsa da çıkarmasa da, bahsettiği kötü olasılıklardan biri gerçekleştiğinde nasıl başınıza kakacağını ve bunu sonsuza kadar aleyhinize kullanacağını bilmeniz bile çatışma ve aşağılamadan kaçma adına vazgeçmeniz için yeterlidir. Bu şekilde aylar geçebilir. Ancak yıldırma politikaları sonucunda dışarı çıkmama kararını siz almışsınızdır. Yeri geldiğinde “Kapı açık, istediğin zaman çıkabilirdin.” diyecektir rahatlıkla.

Böyle böyle seçme özgürlüğünüzü elinizden alan narsistin egemenliğini ilan etmek için kullandığı gelişmiş yöntemlerin başında yalanlar gelir.

Kronik ve profesyonel bir yalancıyla karşı karşıya olduğumuzu kabullenelim bir kere. Daha baştan kendini olduğundan bambaşka bir kılıf içine sokarak bize satan birinden bahsediyoruz. “Tek ayak üstünde kırk yalan söylemek” deyiminin onu tarif etmek için ortaya çıktığı olasılığını düşünmek de çok gerçekdışı olmuyor haliyle.

Yalancılığının günlük hayattaki en basit hali gizleme şeklindedir. Bir sorunuz karşısında sessiz kalmak ya da her anlama çekilebilecek genel bir ifade kullanıp sizin kendi yanıtınızı üretmenizi sağlamak sık kullandığı bir yöntemdir. Taze sevgilisiniz diyelim, akşam iş çıkışı telefonla konuşuyorsunuz. Ne yaptığını sorduğunuzda “Ofisten çıktım, yoldayım.” gibi genel bir yanıt verdi. Hesap sorucu bir tip değilseniz ayrıntı sormazsınız. Her sağlıklı insan gibi bir şey gizlediğini değil, rutin bir günün sonunda eve gitmek üzere yolda olduğunu düşünürsünüz. Ancak günler sonra bir başkasıyla konuşurken o akşamı gecenin geç saatlerine kadar bir eğlencede geçirdiğini söyleyince soru işaretleri oluşur zihninizde. 

Zamanla bu gibi olaylar ve onların birlikte getirdikleri soru işaretleri artar. Saklama haline anlam veremezsiniz. Konuşarak anlamak, narsistle çözüm odaklı bir tartışma ortamı sağlanamayacağından mümkün değildir. Anlama ve anlaşma çabalarınız okların size çevrildiği, örneğin bu durumda kıskançlıkla ve kısıtlamakla suçlandığınız şiddetli kavgalara dönüşür.

Burada amaç sadece saklamak değil, sakladığını da açıkça göstererek sizin tepkinizi ölçmektir. Sessiz kalmanız, neden gizleme gereği duyduğunu sormanız ya da sinirlenmeniz gibi verebileceğiniz her bir farklı tepki bir sonraki hamlesini hesap ederken işine yarayacaktır. Elbette bir sonraki hamlesi sizi rahatlatacak değil aksine huzursuz edecek yönde olacaktır.

Yalancılığının profesyonelleştiği nokta ise kurduğu öykülerdir. Hangi durumda ne yapması, ne söylemesi ve söylememesi gerektiği konusunda uzun uzun hesaplar yapar. Bu hesapları yaparken tek başına olması gerekmez. Herhangi bir arkadaşıyla dertleşir gibi görünürken onun verdiği tepkilerden öğrendikleri stratejisini oluşturmasında çok yardımcıdır. Bu sebeple herkesle her konuyu konuşmaz mı zaten? Ne kadar insan, o kadar tepki ve o kadar veri.

Her konuşmada hikayesini daha da geliştirir. İstediği tepkileri alabilmek, kabul görebilmek, haklı çıkabilmek için nereleri kesmesi, nereleri abartması, nereleri vurgulaması gerektiğini en ince ayrıntısına kadar tartar ve öğrenir. Sonuçta ortaya, araya eser miktarda gerçeklik katılmış, inandırıcılığı çok yüksek koca bir kurgu çıkar.

Kurgusunun inandırıcılığını, tüm bu çabayla birlikte araya serpiştirdiği gerçeklere borçludur. Anlattığı insanın doğru olduğunu bildiği bir gerçek, yalan olduğunu bilmediği onlarca safsataya inanmasını sağlar ki bu oyuna sadece kurban değil, kendisini onaylatmayı amaçladığı kişiler de gelir.

Gelişmiş seviyedeki bu yalan kapasitesini, diğer gelişmiş manipülasyon yöntemlerini uygularken de çekinmeden bol keseden kullanacaktır.

Söz konusu yöntemleri şöyle sıralayabiliriz:

Böyle birkaç sözcükle sıralayınca masum göründüklerine bakmayın. Bir arada ve hatta bazıları tek başlarına uygulandıklarında kelimenin tam anlamıyla insanın aklını kaybetmesine yol açabilecek istismar araçlarıdır bunlar.

Sadece yalancılığının üzerinizdeki etkisini tartmaya çalışsak mesela karşımıza koca bir yıkıntı çıkar:

Yıllar geçtikten sonra onun kimliğini nihayet keşfettiğinizde, tabi o kadar şanslıysanız, bunca zamandır aranızda geçen tüm konuşmaların ne kadarının gerçeği yansıttığını, “bilgi” olarak alıp kabul ettiğiniz içeriklerin asılları olup olmadığını sorgulamak anlamsızdır. Belki onun yüzünden kötü yargılara kavuşup uzak durduğunuz insanlar, belki ona güvenerek başkalarına aktardığınız “bilgiler”, kimbilir daha ne zehirler alıp doğru olarak benimsemişsinizdir. Bu karmaşayı temizlemek adına ondan gelen her şeyi ayıklayıp atmak istersiniz.

Ayıklama çalışmalarına başladığınız zaman ise ilişkinin ve anılarınızın her zerresinin yalanlar, saptırmalar ve bunlarla beslenen diğer manipülasyonlardan oluştuğunu şaşırma yetinizi kaybetmiş bir şekilde görür, alır, kabullenirsiniz. Sizin dışınızda gerçek bir şey olmadığı gibi siz de zaman içinde kendi gerçekliğinizin çok uzağına düşmüşsünüzdür.

Her narsist bu yöntemlerin hepsini en ağır şiddette kullanacak diye bir kaide olmamakla birlikte, tercih ettiği saldırı biçimleri ve bunları uygulama sıklıkları narsistin sapkınlık seviyesi hakkında yeteri kadar bilgi verir.

Narsisti tanımak ve düzenlerini fark etmek adına bayağı yol kat ettiğimize ve sorunun genel tanımını yaptığımıza göre sıra umarım iyileşmekte. Bu yüzden bundan sonra narsistten çok kurbanla ilgilenmek ve gelişmiş manipülasyon yöntemlerinin etkilerine odaklanarak bu doğrultuda bir soru sormak istiyorum:

Sabote edilen tartışmalar ve dolayısıyla iletişim kuramamanın yarattığı çaresizlik, sevgi ve nefret uçurumları arasında dönüp durmanın verdiği bulanıklık, yalnızlaşmanın yarattığı güvensizlik ve kaygı hali, aynalamanın oluşturduğu mantık karmaşası ve çok daha kötüsü gaslighting işkencesine maruz kalarak akıl sağlığından şüphe etme durumları diğer tüm manipülasyonların etkileriyle bir araya geldiğinde bir insana ne yapar sizce?

👇

İlişkili Yazı: Narsisti Tanımak

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Gelişmiş Manipülasyon Yöntemleri” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir