Kötü Geçmiş

Kötü geçmiş öyküleriyle daha ilişkinin başında haşır neşir olursunuz.

Kendini sevdirme modundayken sempati kazanmak için zor geçen çocukluğundan, kötü anılarla dolu eski ilişkilerinden, haksızlığa uğradığı eski işlerden, sırtından vuran iş ortaklarından bahseder. Şiddet yaşanan bir ailede maddi sıkıntılar içinde büyümüştür. Eski sevgilileri onu aldatmış, onu hakir görmüş olabilirler. “Kendisine takan” yöneticisi ona uzun süre mobbing uygulamış ve sonunda işten çıkarılmasına sebep olmuştur…

Böyle yazınca zalim bir tavır mı takınılmış oluyor? Hayır, bu ifadede acıma, küçümseme, aşağılama yok; kandırılmışlık var. Yalan mı söyledikleri? Hayır, büyük ihtimalle gerçekten zor koşullarda büyüdü. Narsist bir sapkın haline gelebilmesi için erken çocukluğunun yani ailevi koşullarının çok sağlıksız olduğu tahmin edilebilir. Eski iş ve aşk ilişkilerinde de zorluklar yaşamıştır kesinlikle. Kandırılmışlık ise üç yönlü:

Bir kere bunları ilk dinlediğinizde hissettiğiniz gerçek bir üzüntü var. Karşınızda yeni tanımakta olduğunuz, şimdiye kadar hayran olduğunuz, belki çoktan aşık olduğunuz biri ve size yaşadığı acılardan bahsediyor. Üzülürsünüz. Daha önce sevilmediği gibi sevmek istersiniz. Biraz anaç bir yapınız varsa yaralarını sarmak için pamuklara saracak bir özene bile girişebilirsiniz. Onu mutlu etmek için, onun istediği şekilde davranmak, alttan almak, güleryüzlü olmak elinizdedir. Mutlu olabileceğini sanır ve bunun için uğraşırsınız. Bu kandırılmışlığın bir yönü; çünkü bu hissiyatınız narsistin birçok noktada sizden aşırı hoşgörü kazanmasını ve istediğini yaptırmasını sağlar.

Kandırılmanın ikinci yönü, söz konusu olayların büyük ihtimalle onun anlattığı gibi yaşanmamış olduğudur. Bunu ancak narsist olduğunu anlayıp yaşananları hatırladığınızda fark edersiniz. O eski sevgili muhtemelen sizin gibi bir karalama kampanyasına kurban gitmektedir. O eski yöneticinin kendisi narsist tarafından mobbinge uğramış olabilir ya da işten çıkarılmış olmasının sorumluluğunu üzerinden atmak için uydurduğu bir hikayeden ibarettir. Bu uydurmaların sadece size karşı olmadığını da biliyorsunuzdur artık. Narsist kendini iyi hissedebilmek için kendi rahatı için kurgular bunları ve inanır kendi kurgusuna. İnandırıcılığının yüksek olması önce sizin iyi niyetinizden, sonra onun o şekilde yaşandığına inanmasındandır.

Kandırılmanın üçüncü yönü ise anlattıklarının duygusal olarak yüzeyselliğidir. Çocukluğunu, annesini, babasını, olayları basit ama etkili birkaç cümleyle kısaca anlatır. Ayrıntıya girmemesini, anlatırkenki soğuk ifadesini tekrar o zamanlara dönmek istememesine bağlarsınız, üstüne gitmezsiniz. Oysa belki siz empatik bir insan olarak ondan daha fazla hissedersiniz o an.

Geçmişte üzülmemiş midir? Muhtemelen kaldıramadığı kadar ağır şeyler yaşadığı için bir noktada bilinçdışı bir şekilde hissetmemeyi seçmiştir. Tüm bu hengame de ondandır zaten. Yeterince kötü davranmıştır hayat. Dünya ona borçludur sanki. Verilenden daha fazlasını almaya hakkı vardır. Bu yüzden çekinmeden kullanır kötü geçmişini. 

Annesine kötü davranmakta serbesttir; çünkü onun yüzünden terk etmiştir babası onları. Evdeki bir havlunun yeri değişti diye kıyameti koparması doğaldır; çünkü parasızlık içinde geçmiştir çocukluğu, başkalarının eskilerini kullanmıştır hep. Evi, eşyaları çok zor edinilmiş kıymetlerdir…

Sağlıksız davranışlarını kabul etmek zorunda kaldığında ki sorumluluk almama üzerine kurulu bir algı sistemi olduğunu düşünürsek bu kabul durumu karşısındakinin sağlam savunmasıyla mümkün olur ancak, geçmişten yardım alma fırsatını kaçırmaz. Mutfaktaki dibinin karası çıkmış bir tencereyi elden çıkardığınız için azarlayıp hakaret ediyorsa, konu evi ihmal eden babasına bağlanabilir.

Bağlantı kuramaz, konunun nasıl oraya geldiğini anlayamaz; ama geçmişinin onda bıraktığı izler için üzülürsünüz. O kadar çok üzürsünüz ki sudan bir sebeple size hakaret ettiği gerçeğini önemsememeye çalışır, susmayı tercih edersiniz.

Narsistin yaşadıklarını, hissettiklerini ya da hissedemediklerini anlamak kolay değil. Ancak, aynı olumsuzlukları yaşayan herkesin aynı tepkiyi vermeyeceğini hatırlamak önemli. Bilinçli bir tercih olsa da olmasa da, doğuştan sahip olduğu mizacı, olumsuz koşullarla karşılaşınca bir narsiste evrilmesinde mutlaka rol oynamıştır. Bu durumda, yine de ve hala üzülmemek mümkün değil; fakat bir farkla: Hiç kimse kendi kötü geçmişi yüzünden bir başkasına acı çektirme hakkına sahip değil.

👇

İlişkili Yazı: Narsisti Tanımak

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Kötü Geçmiş” için 3 yorum

  1. “Hiç kimse kendi kötü geçmişi yüzünden bir başkasına acı çektirme hakkına sahip değil”
    Bu cümleniz çok yerinde olmuş. Hele kendi çocuğuna çektirmişse en kötüsü. Öyle kimseler çocuk yetiştiremez bana göre. Çocuk sahibi olmamalılar. O çocuğa yazık.

  2. Okudukça Allah’ım ne kadar güzel anlatmış diye şaşırıyorum. Benim yaşadıklarım, kimseye anlatamadıklarım, “ama dışarda çok farklı, anlatsam da anlamazlar beni, anlayışsızlıkla suçlarlar” dediklerim, sustuklarım, ağladıklarım, anlayamadıklarım… Her şeyi o kadar güzel anlatmışsınız ki… Sizin narsizmle tanışıp araştırmaya başlayıp kaynaklara ulaştığınız bölümü, ben de farkedip araştırırken sizin blogunuzla karşılaşarak yaşıyorum. Okudukça kafamda sürekli birşeyler birleşiyor. İyi ki yazmışsınız. Hem size hem de bir çok kişiye faydasız dokunmuş. Tüm mağdurların bir an evvel kurtulmasını diliyorum.

    1. Hem geribildiriminiz için teşekkür ederim hem de geçmiş olmasını dilerim. Umarım bu süreci mümkün olan en sağlıklı şekilde atlatırsınız. İlerisi çok parlak emin olun. İhtiyacınız olursa özelden ulaşabilirsiniz. Sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir