Narsisti Tanımak

Narsisti tanımak için narsist sapkınların temel özelliklerini anlatmaya dönüyorum artık hikayeden çıkıp. Zira, sorunu çözmenin ilk adımı onu iyi tanımlamaktır. Narsisti fark edebilmek ise belli bir bilinç seviyesine ulaşmış olmayı gerektiriyor ki, uyanık olalım, gözlerimiz boyanmadan, oyuna gelmeden kapıdan gönderelim.

Bloga başladığım günlerde anlattığım üzere bir narsistle tanışma sonrası belki de ilk fark edilecek özellikleri gösteriş meraklısı ve üstünlük gereksinimi içinde olduğudur. Diğer yanları zamanla ortaya çıkar çıkmasına da kurbanının algısının açık olması gerekir bunları anlamlandırabilmek için. Önceden edinilmiş bir farkındalık yoksa, yolunda gitmeyen ilişkinin sorunlarını net olarak tanımlayıp bağlayabilmek zordur; çünkü onunla bir arada olmak her yönüyle kafa karıştırıcıdır.

İyi ebeveyn olup olamayacağını sorgularken birkaç özelliğine değinmiştim. (Bkz: Süper Baba) Şimdi ise biraz daha yukarıdan bakarak narsisti tanıtmak istiyorum. Tabi belirtmekte fayda var, her narsist bu özelliklerin hepsini taşımayabilir. Öte yandan, bunların tamamını ya da tamamına yakınını görüyorsanız hemen koşarak uzaklaşmanızı şiddetle tavsiye ederim.

  • Kötü geçmişi, henüz tanıştığınız dönemde bile sizinle özelini paylaştığını göstermek için anlatacağı bir yanıdır. Ailesinden şiddet görmüştür, sevilmemiştir, küçük yaşta terk edilmiştir, maddi sıkıntı içinde büyümüştür… Başta sempati kazanmak için verilen bu bilgiler ileride hatalı olduğunu inkar edemediği zamanlarda bahane olarak kullanacağı duygu sömürüsü malzemeleridir onun için.
  • Özgüven düşmanıdır. Ufak ufak eleştirerek başlar. Hata bulunabilecek bu kadar çok konu olduğuna şaşarsınız. Sizinle olmaktan kolayca sıkıldığını hissettirir. Bir bakarsınız siz ona heyecanla bir şeyler anlatırken o kopmuş bambaşka birileriyle ya da nesnelerle ilgileniyor. Zamanla bu tavırları zorbalığa dönüşür. Aşağılamak onun kendini daha iyi hissetmek için ihtiyaç duyduğu bir yöntemdir.
  • Empati yoksunudur. Sizi anlamakla ilgilenmez. Kendine odaklı bir kalıp içinde olduğu için istese de bağlantı kuramaz. Başkasının ihtiyaçlarını ve duygularını anlama becerileri gelişmemiştir.
  • Sorumluluk kaçkınıdır. En basit rutin işler onun için sorun teşkil eder. Mecburiyet durumu onun için fobi denecek seviyede korku kaynağıdır. Söz vermekten kaçınır. İş için hazırlaması gereken dokümanları, raporları vaktinde teslim etmek ya da en basitinden bir yere vaktinde gitmek onun için çok zordur.
  • Zevk düşkünüdür. Yemek, içmek, gezmek, sevişmek… zevk alabileceği ne varsa peşinden koşar. Temel bir hayattan zevk alma hali değil bahsettiğim, bağımlılık seviyesinde bir düşkünlük. Sorumluluklarından kaçınmak için rahatlamakta kullandığı bir yöntem olarak da düşünülebilir. Kötü beslenme, alkol, televizyon, internet, alışveriş gündelik hayatının basit bağımlılıkları arasında olabilir.
  • Takıntılıdır. Ayrıntılara fazla kafa yorar. Giyim kuşam, ev, eşya, iş… akla gelecek en temel konularda basit bir karar için günlerce haftalarca belki aylarca didikleyebilir.
  • Her zaman haklıdır. Sürekli olarak onaylanma gereksinimi duyar. Hata yaptığını kabul etmek onun için büyük yıkımdır. Göz boyama amacı gütmüyorsa özür dilemez. Aksine konuyu öyle saptırır ki en incindiğiniz durumda bile bir anda ondan özür diler duruma düşebilirsiniz.
  • Hakimiyet kurma gereksinimi içindedir. Dolayısıyla ısrarcıdır. Onun istediği şey onun istediği şekilde yapılmalıdır. Farklı fikirlere ya da isteklere saygı göstermez. Olayı ya da durumu kendi isteği doğrultusuna çevirmek için sonuna kadar bastırır. Karşısındaki kişinin net duruşu onu iyice tetikler. Mod değiştirmesine bile sebep olabilir.
  • Duruma göre farklı modlara girer. Baştan çıkarma döneminde göz boyama modundadır. Hakimiyet kuramadığını hissettiğinde öfke patlamaları yaşar. Nefret moduna geçer. Hatasını kabul etmek zorunda kaldığında depresif duygu sömürüsü modu yardımına koşar. Kendini yetersiz hissettiği durumlarda başka şeylerle ilgilenerek kaçış moduna girer. 
  • Duygusal boşluk içindedir. Duygusal tepkileri yüzeyseldir. Pişmanlık ya da suçluluk duymaz, sebep olduğu olumsuz bir durum için üzülmez. Ağır bir kavganın ardından arkasını dönüp şarkı söylemeye başlayabilir. Hakaret ettikten sonra hayat güllük gülistanlıkmış gibi neşeyle gelebilir ya da mesajlar atabilir. Gerçek bir sevgi gösterme becerisi olmadığı halde çok duygusal olduğunu iddia eder. En çok o sever, en çok o düşünür, çok hassas olduğunu her fırsatta dile getirir. 
  • Dışarıda melek içeride şeytan rolündedir. Gerçek yüzünü görebilmek için onun kapsama alanına tamamen girmiş ve yerleşmiş olmak gerekir. İlişki ilerledikçe yavaş yavaş gösterir kendini, her adımda ancak karşısındakinin kaldırabileceği kadar açılır katmanlar.
  • Gelişmiş manipülasyon yöntemleri adı altında yüksek lisans seviyesinde ders verecek kadar uzmandır. Bu doğrultuda, kronik yalancıdır. Yarı doğru ifadelerle gerçekleri kendini inandırıcı kılmak için kullanır. Belki de en kafa karıştırıcı taktiği yansıtıcı rolüne girmesidir. Girdiği ortamda kendini kabul ettirebilmek ve beğendirmek adına geliştirdiği uyum yeteneğini, kurbanının duygularını ve düşüncelerini kendi duyguları ve düşünceleriymiş gibi yansıtmak için kullanır. Bunlar dışında kasıtlı olarak kurbanının damarına basarak zıvanadan çıkarmaya çalışmak, yine kurbanını akıl sağlığının yerinde olmadığına inandırmaya çalışmak, cezalandırmak için konuşmama, yoksayma gibi yollara başvurmak istediği şekilde yönetebilmek için kullandığı yöntemlerden bazılarıdır. Kurbanını yönetemediği durumda ise hakkında karalama kampanyası başlatarak kendi hakimiyet durumunu sürdürmeye çalışır.
  • Şiddet eğilimi farklı şekillerde kendini gösterir. Yapısı gereği uyguladığı psikolojik şiddete, fiziksel, cinsel, ekonomik ve dijital şiddet katılabilir. Sapkınlık seviyesine, olayların ve durumların gelişimine, kurbanının verdiği tepkilere göre şiddetin uygulanışı farklılaşır.

Burada belirttiklerim narsisti tanımak için ancak bir giriş olabilir. Her bir kişilik özelliğini anlatabilmek için ciddi mesai gerekiyor. (Bkz: Her maddedeki bağlantılar) Kaldı ki, anlaşılma olasılığını biraz olsun yükseltebilecek her çabaya değer. Üstelik ne yazık ki, narsistik sapkının tüm temel özelliklerini ve bunların yıkıcı etkilerini tek seferde bir arada anlatmayı başaramadığınız durumda üçüncü kişilerin tepkileri destek sağlayabilecek seviyelere ulaşamıyor. Tecrübeyle sabittir.

Diğer taraftan, yaşadıklarını anlamlandırmaya çalışan, kafası karışmış, saldırı altında kuşatılmış ruhlara ve zihinlere belki bir kıvılcım çaktırır. Narsisti tanımak demek, ilişkinin hangi aşamasında olursa olsun ona karşı kendini korumaya alabilmek, onu hayatından çıkarabilmek, öz benliğini tekrar kazanabilmek, yani yeniden mutlu olabilmek için atılan ilk somut adım demektir.

Bu tip bir kişiliğe uzun süre maruz kalarak istismar edilmiş bir ruh için bu kıvılcım bir aydınlanmaya sebep olabilir. Tanı koymak, teşhis etmek ya da başka ne deniyorsa buna, psikoterapi profesyonellerinin işi gibi görünse de, bu yaşantıyı bizzat tecrübe eden birinin kendi kendini tedavi edebilmek adına girdiği arayış için önemli bir mihenk taşıdır. Narsisti tanımak, kendini kurban olarak kabul edebilmek ve yüzleşebilmek için bir başlangıçtır.

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Narsisti Tanımak” için 27 yorum

  1. Blogunuza tesadüfen rastladım. Umuyorum ışık arayanlara denk gelir, yalnız olmadıklarını bilir ve okurlar. 1.5 sene nedenini bilmeden, kendime nasıl bu kadar zarar verdiğimi anlayamadan, neden bu sarmaldan çıkamadığımı sorgulaya sorgulaya uğraştığım bir süreçten geçtim.

  2. Herşeyin en iyisini onlar bilirler. Bir de kendi hayatınızı siz yönlendiremezsiniz narsiste göre; çünkü o sizi sizden daha iyi tanır. Bu yüzden okuyacağınız okula, yapacağınız mesleğe bile karar verirler. Tam tersini iddia ederseniz en kötü insan olursunuz itaat etmediğiniz için ve tehdit edilirsiniz. Anlatsam kitap olur. Okudukça sanki kendi hayatımı okuyorum.

  3. Merhaba,
    Eşimin narsist olduğunu terapistim söylediğinden beri ona bambaşka bir gözle bakmaya çalıştım. İki çocuğumuz var ve o öyle pozitif, güçlü ve çekici görünüyor ki hala kendimi suçlamaktan alıkoyamıyorum. Sürekli kafam karışık ve bu işin içinden nasıl çıkacağımı bilmiyorum. Bir tür uyuşturucu gibi. Tam “yeter artık bu kadar aşağılanma” derken o en neşeli ve pozitif haline dönüyor ve ben “Acaba o gerçekten haksız mıydı? Yoksa sorun hala bende mi?” diye sorgularken ve tüm bunlara neyin sebep olduğunu anlayamamış ve kafası tümden karışmış halde buluyorum kendimi… Paylaşımlarınız için sonsuz teşekkürler. Elinize sağlık.

    1. Narsist ilişkilerin tipik döngüsünü çok güzel bir şekilde tarif etmişsiniz. “Yeter” dediğiniz noktadaki sevecen tavırlar tam olarak sizi bu ilişkinin içinde daha fazla tutan şey. Zaman geçtikçe bu kafa karışıklığıyla narsistin istismar edici davranışları sizin gözünüzde “normalleşiyor”. Normalleştikçe o dozunu arttırıyor. Bu şekilde sürekli daha fazla veren kişiye dönüşüyor ve daha karışık bir ruh haline sahip oluyorsunuz.
      Unutmayın, sağlıklı bir ilişkide kendinizi suçlu hissetmezsiniz.
      Aşağılanma ise “asla” kabul edilebilir değildir.
      Bu konuda okumaya devam edin. İhtiyaç duydukça geri dönüp yeniden yeniden okuyun. Bu kişiliğin özelliklerini ve karşısındakini hakimiyet altına almak için kullandığı yöntemleri kendinize hatırlatın.
      Davranışlarını iyi inceleyin. Artık narsist kimliğini bildiğinize göre hangi hareketi hangi amaçla yaptığını görebilirsiniz. Basitçe her akşam yatmadan önce o günkü iletişiminizi bu açıdan düşünerek gözden geçirin. Zamanla daha iyi göreceksiniz ve anında sınır koyarak kendinizi ve çocuklarınızı korumayı öğreneceksiniz.
      Hepsinden öte, değerli olduğunuzu ve bireysel sınırlarınıza herkesin saygı göstermesi gerektiğini unutmayın. Sizi gercekten seven biri sınırlarınıza saygı göstermekle kalmaz, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bunu da sadece sizi kaybetme noktasına geldiğinde değil her zaman yapar.
      İhtiyaç duyduğunuzda bana yazabilirsiniz.
      Sevgiler

  4. Merhaba,
    Yazınızı okudum. Çok teşekkürler, güzel ve aydınlatıcı bir yazı olmuş.

    Okuduklarımdan anladığım kadarıyla emin oldum ki, bir “narsist” ile problem yaşamaktayım. Olabilecekler beni daha da tedirgin ettiğinden yazmak istedim. Yaklaşık 3 senedir problemli olarak sürdürdüğüm bir ilişkim var. Biz birbirimizi seviyoruz ancak iletişim problemleri sonucu yaptığımız yanlışlar nedeniyle bir düzene oturtamadık bu ilişkiyi. Zaman zaman bu durumun beni üzüp kötü hissettirmesi normal. Böyle hissettiğim bir gün tanıştığım biri ile (narsist olan) 3 kez görüştüm ve bir daha görüşmek istemediğime emin olarak bunu da kendisine düzgünce söylemeye çalıştım. Bunu zannediyorum ki anlayamıyor ve kabul edemiyor. Beni kendi engellediği halde açıp tekrar görüşmek istediğini söylüyor. Sanki yıllardır hayatında olan biriymişim gibi konuşuyor.

    En son geldiği nokta ona engellersem sonuçlarına katlanmam gerektiği yönünde. 3 senedir hayatımda olan ve önemsediğim insana gidip kendi ile görüştüğümü anlatacağı ile ilgili beni tehdit ediyor. Ben “hoşçakal” diyerek hala saygımdan ödün vermeden konuşmaya çalışırken; son sözleri “Tekrar görüşeceğiz. Ben istediğim zaman görüşeceğiz. Benden haber bekle.” oldu ve beni engelledi. Gerçekten beni korkutuyor.

    Tekrar bana ulaşıp aradığında nasıl bir yol izlemeliyim? Ve nasıl hayatımdan tamamen çıkartabilirim bana bir yol gösterir misiniz? İstemediğimi söyledikçe daha çok korkutan bir duruma doğru ilerliyor.

    1. Merhaba,
      Aktardıklarınızdan anladığım kadarıyla daha çok antisosyal yani sosyopatik belirtiler gösteren bir kişi var karşınızda. (Ortaklık çok şuraya bakabilirsiniz: http://www.narsistleyuzlesme.com/narsisti-tanima/sosyopat/) Zira narsistler birkaç görüşmeyle bir anda bu kadar saldırganlaşmazlar genelde.

      Tanısı ne olursa olsun bu gibi karakterlerden kurtulmak için yapacağınız şey net olarak onun sizinle iletişim kurmasını beklemeden bağlantıyı tamamen koparmak. Şu yazı (http://www.narsistleyuzlesme.com/terapi/baglantiyi-kopar/) her ne kadar uzun süreli narsist ilişki yaşayan kişiler için yazılmış olsa da aynı ilkeler sizin için de geçerli. Her kanaldan her türlü bağlantıyı koparmalısınız. Konuşarak anlatmaya çalışmak, bu kişilik yapısındaki bir kişi için hala onunla ilgilendiğinizin ve hala sizden faydalanabileceğinin göstergesidir. Onun için yok olmalı ve o yokmuş gibi davranmalısınız.

      Bir şekilde, üçüncü kişiler ya da tahmin etmediğiniz bir kanal aracılığıyla size ulaşmaya çalıştığını fark ederseniz görüşmeme kararınızı kesin bir dille kısaca yineleyip uzaklaştırmaya başvuracağınızı söylemenizi ve vakit kaybetmeden uzaklaştırma kararı çıkarmak için savcılığa başvurmanızı tavsiye ederim. Bu anlamda 6284 sayılı kanunu inceleyip dilekçenizi buna göre yazabilir ya da imkanınız varsa bir avukattan destek alabilirsiniz. ARanızdaki tehditvari yazışmaları bu anlamda kanıt olarak dilekçeye ekleyebilirsiniz.

      İlişkide olduğunuz kişiyle iletişime girmesinden korkmayın. Bu tarz karakterler sizin korkularınızı çok iyi koklar ve ondan beslenmeyi çok iyi bilirler. Fırsat vermemek sizin elinizde. Öte yandan, bahsettiğiniz gibi sevgiye dayalı bir ilişki bu tarz bir olaydan zarar görmemeli.

      Bununla birlikte, elimde olmadan ve büyük ihtimalle göz ardı edeceğinizi düşündüğüm halde bir uyarı yapmak zorunda hissediyorum. Yorumunuzu ilk okumaya başladığımda size sıkıntı veren “narsist” kişinin üç yıldır birlikte olduğunuz kişi olduğunu düşünmüştüm; çünkü “x senedir problemli olarak sürdürdüğüm bir ilişkim var. Biz birbirimizi seviyoruz ancak iletişim problemleri sonucu yaptığımız yanlışlar nedeniyle bir düzene oturtamadık bu ilişkiyi.” ifadesi tam olarak uzun süredir narsist bir karakterle bir arada olan kişilerin kullandıkları ifadedir. Ben de şahsen bu cümleyi defalarca kurdum. Bu nedenle, sadece bu yazıyı değil, bu yazıdaki tüm bağlantıları (yeşil renkli ifadeler başka yazılara bağlantı verir) ve vaktiniz varsa Narsistle Yaşam kategorisi altındaki yazıları (http://www.narsistleyuzlesme.com/narsistle-yasam/) okuyun. Özellikle Narsistin Modları (http://www.narsistleyuzlesme.com/narsisti-tanima/narsistin-modlari/) yazısından başlamanızı tavsiye ederim. Umarım yanılıyorumdur; ama yanılmıyorsam hiç olmazsa uyarma görevimi yerine getirmiş olurum.

      Kolaylıklar dilerim.

    2. Ya bu narsisete aşıksanız vazgeçemiyorsanız aldatıyorsa ve artık yapmıyorum dediğinde kaybolmuş özgüvenin ve kıskançlığınla birde suçlarken nasıl davranmam gerek

  5. Yazılanlar doğru. Benim bunu anlamam terapi sonucu ve üç seneyi buldu. O kadar sinsi ki anlamanıza imkan yok. O yüzden bu tür aydınlatma yazılarılarına insanların ihtiyacı var. Teşekkürler, kaleminize sağlık.

  6. Bu bir hastalık mı? Tedavi edilebilir mi? Yoksa bir kişilik özelliği olarak değerlendirip yalnızca kendimizi korumaya mı odaklanmalıyız? Eğer hastalıksa nasıl doktora gitmeye ikna edebiliriz? Bir narsistimiz var da .)

    1. Kesin bir tedavisi bulunmuyor. Ancak, spektrumun “hafif” kısmında kalan bireyler düzenli ve sürekli psikoterapi ve ilaç desteği ile davranışlarını kontrol edebiliyorlar. Yani sorduğunuz soruların yanıtı kişinin durumuna göre değişkenlik gösteriyor. Öte yandan, kişinin durumundan bağımsız olarak her koşulda siz sınırlarınızı net çizerek kendinizi korumaya almalısınız. Kendisine ve çevresindekilere verdiği zararları göstererek, davranışlarının narsistik kişilik bozukluğuyla olan ortaklıklarını açıklayarak terapi onerinizi getirebilirsiniz; fakat ileri seviye bir narsist kesinlikle kabul etmeyecek ya da sizden faydalanmaya devam edebilmek için terapiyi kabul eder gibi görünerek terapisti de manipüle etmeye çalışacaktır. Az önceki önerimi tekrarlıyorum: Her koşulda once kendinizi korumaya alın. Onun değişmeyeceğini kabullenin. Sınırlarınızı ihlal etmesine izin vermeyin. Ayrıntılı bilgi almak isterseniz iletişim kanallarından bana ulaşabilirsiniz.

  7. Tanı koyulmamış olmakla beraber 3 yıldır kafa patlattığım, 6 aydır ayrı olduğum, araştırma yaparak narsist olduğunu düşündüğüm biriyle evliyim… Sanırım ben narsistle yaşayan her insanın yaşadığı kısır döngü içerisindeyim… Üstelik tedavisi yok, çok üzücü…

    1. Geçmiş olsun. Artık kısır döngüde değilsiniz. Sorunun ne olduğunu biliyorsunuz nihayet. Sorunun yapısına ve yapılabileceklere dair bilginiz var şimdi. Kurtarın kendinizi!

  8. Merhaba:)
    Çocuğumu bu durumdan nasıl koruyabilirim? Ayrılma sürecinde olduğum narsistten bir oğlum var…

  9. Merhaba,
    Sınırları belirleyerek narsistten uzak kalmayı tavsiye etmişsiniz. Benim on yaşındaki oğlum tarif ettiğiniz narsist tanımına tam olarak uyuyor. Özellikle annesinin üzerinde çok oynuyor. Ben ise sakin olmaya çalışıyorum ancak çoğu kez beni de çileden çıkarıyor. Ne tavsiye edersiniz?

    1. Merhaba,
      Uzak kalma önerisi sizin durumunuz için geçerli değil tabi. Ancak, sınırlarınızı korumak ve ona sınırlarını öğretmek hala mümkün. Zira karşınızda bir yetişkin değil henüz ergenliğe girmemiş, gelişimini tamamlamamış bir çocuk var.
      – İmkanınız varsa mutlaka ailece bu konuda destek almanızı öneririm. Varsa oğlunuzun okulundaki psikolog ya da psikolojik danışmanla çözüm arayışında olduğunuzu belirterek görüşmekle başlayabilirsiniz.
      – Dediğiniz gibi belirgin bir karakter yapısı varsa öğretmenleri de bu durumun farkındadır. Sınırları öğretme konusunda birlikte hareket etmeniz çocuğun ilerleme sağlamasında oldukça etkili olacaktır.
      – Oğlunuzun bu davranış şekillerine sahip olmasındaki sorumluluğunuzu tartıp kendi tepkilerinizi bu doğrultuda düzenlemeniz ve eşinizle aynı çizgide kalmanız hayati önem taşıyor.
      – Daniel J. Siegel’in Bütün Beyinli Çocuk ve Dramsız Disiplin kitaplarını, Robert MacKenzie’nin Çocuğunuza Sınır Koyma kitabını, Attachment Parenting üzerine paylaşım yapan sosyal medya hesaplarını takip etmenizi öneririm.
      Tabi buradaki gibi birkaç cümleyle özetlenip çözülebilecek bir konu değil. Ayrıntılı görüsmek istersenoz iletişim adreslerimden özelden bana ulaşabilirsiniz.
      Kolaylıklar dilerim.

  10. Merhabalar,
    5 yıllık evliliğim resmiyette olmamakla beraber bitmiş bulunmakta. Beni sevdiğini sandığım ve sık sık düzeltmeye çalıştığım, bu arada kendi işimde yükselmeye çalıştığım yorgun bir 5 yıl. Bu evlilikten olan 2.5 yaşında olan oğlum var. Daha önce çok kez ayrılık eşiğine geldik ve her defasında şiddetin boyutu giderek arttı. En son beni bırakıp gitti ve döndüğünde yine sözler yine kandırmacalar ve yine kanan ben. Sevdiğim için vazgeçemeyen ben. Şu an yine evi terkedişinin 22. günü. Kendime yeni bir hayat kuruyorum. Eşim çalışsa da maaş alamadığı ve yüksek hayaller kurduğu (kandırdığı) bir işe sahip bense akademisyenim. Maddi olarak bir beklentim yok fakat duygusal olarak ara ara özlediğimi farkediyorum.

    Neden içimdeki şu umudu atamıyorum? Neden “ya düzelirse”, “ya narsist değilse”, “oysa 2 yıl öncesine kadar böyle değildi”, “o işten ayrılsa o arkadaşlarından kopsa düzelir” benzeri düşüncelerle beslenen umudumu yenemiyorum? Her yönden uzaklaşmak mantıklı iken bunu tam manasıyla kabullenemiyorum.

    Çok zor ve sabırlı bir 5 yıl… Dile kolay. Ve babasını çok seven bir oğlum varken… Benim isteğim sadece normal bir aile olmaktı. Bir kuru ekmekle huzurlu olan anne, baba ve çocuk…

    1. Merhaba,
      Yaşadığınız gelgitler bir son bulur ve bu son bitiş olur umarım. Zira dediğiniz gibi her seferinde şiddetin seviyesi giderek artar. Hem sizi hem de oğlunuzu daha olumsuz etkiler.
      Bu tarz ilişkilerin sık görülen etkilerinden biridir düşüncelerinden ve yargılarından şüpheye düşmek. Biliyorsunuz ki, siz ne kadar güçlü bir yapıda olursanız olun özgüveninizi yıkmak üzere ince ince çalışan bir karakterle geçen yıllar söz konusu. Dolayısıyla içten içe yerleşir şüpheler. Zaman zaman yaşanan sevgi gösterileri de bahsettiğiniz umudu tetikler.
      Naçizane önerim narsist olup olmadığına çok takılmamanız. Önemli olan bu ilişkinin sağlıklı olmadığı, size ve oğlunuza giderek daha çok zarar verdiği ve bu zararın giderek artacağı bilincine sahip olmanız. Sağlıklı bir ilişkide sevgi, saygı, anlayış söz konusudur; karşıdakine utanç, suçluluk, korku, şüphe yaşatarak kontrol altına almaya çalışan bir kişinin olduğu bir ilişkide ise bunlar yer alamaz.
      Bu sıkıntılı zamanları sağlıklı bir şekilde atlatmanızı ve geçmiş olmasını dilerim.
      İhtiyaç duyduğunuzda özelden de iletişime geçebilirsiniz.
      Sevgiler

  11. Uzaklaşmamız mümkün olmayan insanlar olunca nasıl davranıcaz yardımcı olurmusunuz eşimin annesi 15 yıllık evliliğim süresinde hiç yanıltmadı bu konuda biz idare edip gidiyoruz daha doğrusu şimdi daha bilinçliyim kendimi üzmüyorum fakat yapabileceğimiz bişeyler varsa bilmek isterimeşimden de korkuyorum annesine benziyor

    1. Hayatımızdaki hiçbir birey vazgeçilmez değildir. Özellikle de bize zarar veriyorsa. Kendinizi “uzaklaşmanızın mümkün olmadığını” düşünerek kısıtlamamanızı öneririm. Bununla birlikte ilişki içinde kalmak tabi ki sizin tercihinizdir. Bu doğrultuda, kendinizi ve varsa çocuklarınızı korumak adına bireysel sınırlarınızı geliştirmek üzere araştırmanızı öneririm. Şu yazıda bazı ipuçları var: http://www.narsistleyuzlesme.com/terapi/sinirlarini-belirle/ Internette ve basılı olarak çok sayıda kaynak var. Ayrıca, uzman desteği almak ciddi fark yaratabilir. Kolaylıklar dilerim.

  12. Bende 2 yıllık evliliğimi bitiren bir bayanım, bedensel engelliyim ve eşim de bedensel engelliydi. Öyle seviyorum ki onu hâlâ atamadım sevgisini.. Çok özür diliyorum ama eşim bana bu 2 yıl içinde hiç elini sürmedi, cinsel birliktelik olmadı aramızda. Bir narşist nasıl kandırırsa öyle kandırdı beni, kanmışım ne yazık ki.. Bana dokunmuyor, sürekli tersliyor, dışlayıp herşeyime kızıyor, her şeyde beni suçluyordu, ayrılcam diyince birden sempatik sevimli adam oluyordu, bu gel gitler ile kedimi sorgulamaya başladım. Bu şekilde bu evlilik devam ediyordu, taa ki porno izlediğini yakaladığım güne kadar.. Bana hiç dokunmayışını kabullenmiştim “biz engelliyiz birbirimize can yoldaşı olalım cinsel problemin benim için önemli değil” demiştim. Ama porno izlemesi benim için yıkım oldu, ihanete uğramış gibi hissettim kendimi ve tüm sevgimi bastırıp ayrılmayı başardım. Anlam veremiyorum narşistliğin tüm özelliklerini barındırıyor ama cinsel yönden hiç istemedi beni, okuduğum tüm narşist özelliklerde cinselliğe önem verdikleri yazıyor. Bunun açıklaması var mı?

    1. Narsistik kişilik bozukluğu sahibi kişilerde cinsel sapmalar, fonksiyon bozuklukları çok sık görülür. Genel yapısıyla uyumlu, çok karşılaştığımı bir sonuç yani.

  13. Merhaba benim eşimde malesef narsist ve nasıl başedecegimi bilemiyorum şu anda 40 yaşındayım 18 Yaşımdan beri eşimle beraberim yaşadığım tüm olaylarda kendimi suçlu bulmak sürekli eleştire maruz kalmaz asla ve hiç şekilde kendimi eşime beğendirmemek ve senelerce yaptıgım herşey de kendimi eşime beğendirme çabası içinde olmak ile buldum sonunda ne mi oldu pişiriliniz bozuk kendine güvenini yitirmiş ne yapacagını bilemeyen sürekli kendini suçlu hisseden ama kopamayan vazgeçme noktasına geldiğimde kendimde hata arayan bir insan oldum be yaparsam sürekli eşim haklıydı ne söylersem ben bilmiyordum ve ne anneliğimi begendirebildiim ne kadınlığımı ne insanlıgımı senelerce kullanılmış ama benim icin hiç birşey yapmadığını görmek canımı çok acıtıyor artık hayat doluydum eşimle tanışmadan önce şimdi ise kırgınlık acizlik güvensizlik hiçlikten öte gidemiyorum saygı olmadığı gibi hakaret psikolojik siddettin fiziksel şiddetin her türlüsüne maruz kaldım Doğum yapacakken bile normal Doğum istiyorum diye sezeryan neden olmuyormuşum işleri güçleri varmış diye beni sırf kendi EGO’ları icin kestirdik bebeği öyle aldırmak istedi sürekli aile danışmanlık almamız gerekiyor dediğimde hasta olmak ile suçlandım ve artık çok hastayım içtiğim sigraranın haddi hesabı yok içimden hiç birşey yapmak gelmiyor ne oğluma annelik yapabiliyorum nede evimde temizlik yapıyorum hiç birşey yapmıyorum sürekli yaptıgım şey sigara içmek kahve içmek yakında sağlıkla ilgili başka sıkıntılar da yaşayacağım büyük bir ihtimal ekonomik özgürlüğüm yok ve bunu üstümde sürekli kullanıyor parası ile beni maruz bırakma bıktırma yok sayma istediğini yapma hesap vermeyi bırakın isteidigi gibi bir hayat yaşarken ben ise onun istediği bir hayatı yaşıyorum benim hayrllerm isteklerim sorunların onun icin önemli olmadı hiç hep gereksiz oldu babam kanser hastası babamın kanser olduğunu öğrendiğim de bile onu yanımda hiç hissedememiştim senelerce değer göreceğimi düşünerek yaşayan ben aslında değeri hiç görmeyeceğimi geç de olsa sonunda anladım narsistliklr ilgili yazılar okudukça tüm taşları tek tek yerine oturdu narsitlikte büyük bir usta kesinlikle en çok da ben bu kadar üzülürken nasıl bınları göremiyor düşünemiyor mu hissetiklerimi göremiyor mu derken empati kuramadığını bilmek canımı acıttı bunun bir çözümü yok mu bilerek ve isteyerek mi yapıyor yada neden kaynaklanıyor bir oğlum var ve o da bu kargaşa içinde büyüyor ve bundan fazlasıyla etkileniyor çünkü oğlum da benim gibi çok duygusal bir çocuk 10 Yaşına girdi altını ıslatmadıgı gece yok kendine güveni yok nasıl olsun ki annesinin güveni kalmamış annesi annelik yapamıyor bir kere öğretmeninin söylemiyle bir psikolog dan destek almak istedim ona bile bir ton laf söyleyerek getirip götürdü ve sonunda gereksiz olduğunu söyleyerek tedaviyi de yarım bıraktık ve ben psikoloğa şunu söyledim bizim eşimle sorunlarımız var eğer biz düzelir isek oğlum da düzelecek sizin bize yardım etmeniz gerekiyor dedim ama malesef çok kötü bir dr denk geldiğim icin kendisi çocuk psikoloğuydu Sanırım hastasını kaybetmemek icin de bazı psikoloklar boşanın der bunu göze alabiliyormusunuz dedi eşimde küstahça aslında bunu yapmamız gerekir çocuğun sağlığı icin dedi ve ben anladımki herkes kendi çıkarı icin konuşuyor ben kurtulmak adına yardım çığlığı atarken eşimden seni boşarım tehditi dr umursamaz tavrı ile biraz burdan be oğluma yardım edeceğini anladım ne de bize ve bıraktım ailece yaşadığımız hiç bir paylaşım yok eşim evine bize oğluma hiç zaman ayırmıyor ne benim bu halimin farkında ne de oğlumun duygusal açlığının ne de farkında değil çünkü ben kendimden değilim bir çok sıkıntım var ama de gitmeye bile üşenir durumdayım hiç arkadaşım yok yalnızım olsada herkes ise herşeyi konuşamıyorum sizce ne yapmalıyım eşimi destek konusunda ikna edemiyorum onun önceligi her zaman para kazanmak ve işi hep işini ileri sürerek bir sürü bahaneler üretiyor

    1. Bu durumdaki eşinizle sağlıklı bir iletişim kurmanız, onu herhangi bir konuda ikna etmeniz söz konusu değil. Onun değişmeyeceğini ve siz kendiniz ve oğlunuz içi gereken eylemleri yapmazsanız yaşattığı istismarın her geçen gün artacağını kabul etmelisiniz. Artık onu düşünmeyi bırakmanızı, kendiniz için ve oğlunuz için psikolojik destek almanızı öneririm. Yazdığınız gibi, siz düzelirseniz oğlunuz da düzelecek.
      Yaşadığınız “üşenme” hali ve depresyon uğradığınız istismarın doğal sonucu. Bu durumdan kendinizi ancak siz kurtarabilirsiniz. Aile, arkadaş, psikoterapist desteği almanız şart. Evliliğin bitişini bir başarısızlık olarak görmeyin. Bir kurtuluş olarak görün.
      İhtiyaç duyarsanız buradayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir