Narsistin Modları

Narsistin modları içinde bulunduğu duruma göre en iyi manipülasyon olanaklarını sağlayacak şekilde kendilerini gösterirler.

Öncelikle belirtmekte fayda var; burada bahsettiğim modlar Şema Terapi’de tanımlanan şema modları değildir. Bu yöntemle uygulanan terapilerde söz konusu şema modlarından faydalanılmakta olup her kişilik bozukluğunun genel yapısı itibariyle ilişkili olduğu modlar belirlenmiştir. Bu modları psikoterapistlere bırakıp kendi deneyimim ve rastladığım diğer deneyimler üzerinden bir narsistle ilişki rutini içindeyken karşı karşıya kalınan modları yani ruh hallerini tarif etmek istiyorum.

Göz boyama modu: Narsistle tanışır tanışmaz karşılaştığınız moddur. Duygusal bir ilişki niyetiyle de olsa, iki meslektaş da olsanız bu durumu yaşarsınız. Kendini, zihninde kurguladığı ve sizin ilginizi çekebilecek bir karaktere oturtur ve oynar. Sizi konuşturarak çözer ve size cazip gelecek hayali kişiye mükemmel şekilde uyumlanır.

Duygusal ilişki hedefi varsa baştan çıkarma sürecinin başarıyla sonuçlanabilmesi için bu uydurma karakterin bir uzantısı olarak tutkulu aşığı oynamaya devam eder. Şiirler, hediyeler, romantik yemekler, danslar, şarkılar, geziler, sanatsal ya da düşünsel entellektüel sohbetler, cinsellik… sizi etkileyecek ne varsa yolunuza dökülür. Ayaklarınız yerden kesilir, mükemmel ilişkiyi, doğru kişiyi bulduğunuzu düşünürsünüz.

İlişkiniz mesleki boyuttaysa başkasının aklına gelmeyen ticari fikirleri, yaratıcılığı, elinde imkanı ve doğru kişiler olsa yapacağı onlarca yüksek gelir beklentili projeleri uzun uzadıya dinlersiniz. İkna olup para ya da emek yatırma olasılığınız düşük değildir.

Günlük mod: Standart yaşam koşulları içindeyken özel olarak tetiklenmesini gerektiren bir durum yoksa içinde bulunduğu ruh halidir. İlişkiniz yeni başlamışsa hafif şiddette eleştiriler, alaylar, şakayla karışık aşağılamalardır ilk dikkatinizi çekenler. İlerledikçe seviye atlar. Yönlendirme ve bağımlı kılma amaçlı tutumlarının şiddeti giderek artar. Aradan yıllar geçmişse “ilişki kapsamındaki” günlük hayatı kurbanını gelişmiş manipülasyon yöntemlerinin kuşatması altında bırakmaktan ibarettir.

Burada ilişki kapsamında olduğunu belirttim; çünkü karşısındaki kişiye ve içinde bulunduğu ortama göre bukalemun misali mod değiştirir. İletişimde bulunduğu her kişi onun kendisine göstermeyi tercih ettiği renklerini görür. Mutfakta size inanılmaz kötü davranıp misafir odasına geçtiğinde konuklarıyla neşe içinde kahkahalar atması arasında saliseler vardır.

Nefret modu: Bu mod narsistik öfke (narcissistic rage) olarak da adlandırılır. Narsist karşısındaki kişiye hakimiyet kuramadığında, talepleri onun tarafından reddedildiğinde, inat ve ısrarla devam ettiği manipülasyonlarına aynı inatla sağlam bir şekilde isteği dışında karşılık verildiği için başarılı olamadığında ulaştığı kontrol edilemez ruh halidir.

Öfke patlaması olarak belirtmek bana göre hafif kalır. Kontrolünü kaybettiğini, bir yandan size bağırdığı halde sizi kesinlikle duymadığını görürsünüz. İletişim kanallarının yüzde yüz kapandığını fark ettiğinizde o an her şeyin olabileceğini anlarsınız. Sırf bu yüzden bile bu patlamalar aşırı derecede korkutucudur. Fiziksel şiddete başvurması an meselesidir. Eşyaları fırlatmalar, kapıları çarpmalar hafif kalır.

İletişim kanalları kapandığından sakinleştirmeye çalışmanın bir faydası olmadığı gibi dokunabileceği hatta görebileceği mesafede durmanız sizin için tehlikelidir. Ortamdan ayrılamıyorsanız, hiçbir şey yapmadan bir köşede büzülüp oturmanız halinde bile kendi kendine öfke seviyesinin giderek arttığına tanık olursunuz.

Bu sırada direksiyonda olması çok kötü sonuçlar doğurabilir. Bağırıp küfrederek, aşırı hızlı kullanır. Ani direksiyon kırmalar, ani frenler ve makas atmalarla son derece riskli hareketlere girişip açıkça canınıza kast edebilir ve bunu çekinmeden yüzünüze söyleyebilir.

Bunu hatırlamak bile çok korkunç şu anda. Üstelik hamileydim bana bunu yaşattığında! Nasıl bir kurban psikolojisidir ki adam bunu açıkça söylediği halde arkamı dönüp kaçmadım! O halde bile sinirinden söylediğini, öfkelendiği zaman kendini kaybetmesinin bir karakter özelliği olduğunu, onun hatası olmadığını düşünebiliyordum. O nefret dolu halinin gerçek olabileceğini kabul etmeyi açıkça reddettim…

Nefret modunun uç noktası sinir krizi geçirmesidir. Yırtınarak, hıçkırarak bağırarak ağlama, kendini yerlere atma gibi kendine yönelik şiddet hareketleri içeren tam bir başa çıkamama haline şahit olursunuz. (Örneği için bkz: Düğünden Sonra)

Kendine acıma modu: Depresif bir hal aldığında girdiği duygu sömürüsü modudur. Genellikle hafif şiddetteki bir nefret modu yaşantısından sonra kendini gösterir. İstediğini yaptırmakta başarılı olamadıysa ve sadece kavga ederek konuşma sonlandıysa ortaya çıkar.

Ben yapamıyorum, beceremiyorum yaşamayı.“, “Sana söylemedim ama iyi değilim. İki haftadır başım çok ağrıyor.“, “Ben ölürsem bu ev bebeğe yeter.“, “Ben böyle iğrenç pislik bir insanım. Ne seni ne de başkasını mutlu edemem.” benzeri cümlelerle yıkık bir görünüşle gelir. Sağlıklı bir insansanız bu haline üzülmemek elde değildir. İstediğini elde edebilmek için kullandığı maskelerden biri olduğunu anlamak çok zordur.

Gerçek yüzünun bu olduğunu, tüm olumsuz tavırlarının bu kendiyle kavgalı halinin sonucu olduğunu düşünürsünüz. Hoşgörmek, yardım etmek, destek olabilmek ve daha bir sürü şey yapabilmek istersiniz. Sonra bir gün, bir kavganın ardından kapıyı vurup çıktıktan saatler sonra bu şekilde gelir. Saatler boyu bunu düşündüğü izlenimini yaratıp acındırma taktiğiyle, kötü geçmişine de gönderme yaparak sizi kendi istediği yönde davranmaya ikna eder. Ardından sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafta o saatleri arkadaşlarıyla eğlenerek geçirdiğini görmek, bir kez daha kandırılmış olmak bir yana, sözünü geçirmek için bu kadar duygusuzca hareket edebilmesine hayret etmenize ve kafanızın milyonuncu kez karmakarışık olmasına yol açar.

Yok olma modu: Bir tür cezalandırma yöntemidir. İki şekilde kendini gösterir. Biri, günlerce, haftalarca, hatta aylarca iletişimi tamamen kesip hayalete dönüşmesidir. (Ghosting) İkincisi, aynı evde yaşama, evlilik gibi görüşme olasılıklarını ortadan kaldırmanın daha zor olduğu durumlarda uyguladığı yok sayma (silent treatment) tutumudur. (Örneği için bkz: Kabus Evde Lohusalık) Genellikle, başa çıkamadığı, keyfince yönlendiremediği şiddeti yüksek çatışmaların ardından bu moda girer. Onunla yıllar geçirdiyseniz, bir sinir krizinin peşinden aylarca yok olmasını normal sayarsınız mesela.

Her iki yöntemde de amaç, özgüveni zedelenmiş kurbanı sessizlikle baş başa bırakıp kendini suçlamasını sağlamaktır. Döndüğünde ya da nihayet iletişim kurmaya tenezzül ettiğinde daha önce yönetemediği çatışma halinin doğal olarak ortadan kalkmasıyla istediğini daha kolay elde edebilir.

Yok olma modunu kendini beceriksiz veya yetersiz hissettiği sosyal ortamlarda da bir kaçış olarak kullanabilir. Ortamı beğenmedigi gerekçesiyle sıkılganlık gösterebilir. Örneğin bir dans gecesinde kendine güvensizliği yüzünden piste çıkamıyorsa dans etmeye gelmiş bir iki kişiyi esir edip bambaşka bir konuda saatlerce konuşabilir. Böylece, ortamı ve kendi eksikliğini yoksaymaktadır. Yok olma modunun çevresindekiler için en acısız hali bu olsa gerek.

Narsistin modları ilişki rutinini de belirler haliyle. Göz boyama moduyla başlayan ilişki yok olma moduyla biter. Ancak bu bitiş bir son değildir. Ayrılık kararı verildiyse bile bir süre sonra yeniden sızma girişiminde bulunacaktır. Ayrıldıktan sonraki bu geri dönüşlerin sevgiden olduğu yanılgısına düşersiniz. Oysa amacı üzerinizdeki gücünü kontrol edebilmektir. Onu tekrar kabul etmeniz ve oyunlara devam edebilmesi için ne yapması gerektiğini keşfetmeye çalışır.

Kurban yeterince uyanık ve tetikte değilse, döngü ikinci tekrarına yeniden göz boyama moduyla başlayacaktır. Bir narsistle ilişki içindeyseniz ve bu döngüyü kırabilmeniz ancak birkaç tekrardan sonra mümkün olacaktır. Tabi o zamana kadar o sizin tüm kaynaklarınızı tüketip ruhunuzu paramparça edip sizi kesin olarak terk etmediyse.

👇

İlişkili Yazı: Narsisti Tanımak

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Narsistin Modları” için 6 yorum

  1. El hak doğru söze ne denir. Bütün bunları az veya çok şiddetinde yaşıyorum. Tecrübeniz bana yol gösterdi. Paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim.

      1. Sanırım kendini kötü gösteriyor. “Ben seni üzdüm, hak etmedin” duygu sömürüsü modunda. Hatalı olan da kendisiydi. Toparlamak için hiçbir şey yapmadı. Şu yazdıklarınız çok doğru. Tek dediği şey “Üzdüm, ağlattım, bana katlanma, yol ver, çok yoruldum…”

        1. Narsistik karakterler için bu duygu sömürüsü hareketi geri kazanmada en çok kullandıkları yöntemlerden biridir. Açıkça vicdan üzerine oynarlar. Bu tip ilişkilerin döngüsünü bilmeyen üçüncü kişilerin kolayca anlayamayacağı kadar güçlü bir elde tutma manipülasyonudur.
          Sizin gibi farkında olan biri için ise bağlantıyı koparmak ya da sınırları korumak için bir uyarıdır.

        2. Evet aynen yazdığınız gibi. Ruhum paramparça ve öylece bırakti gitti. Son bir yıl işkence çektim, insan olduğumu unuttum, ruhsuz bir varlığa dönüşmüştüm. Kendimi suçlu hissederek, ona ait sorumlulukları yerine getirerek… Sürekli ağlıyordum gece gündüz. Yeni insanlar tanıdı son süreçte, yeni bir etkinlik grubu. “Onu anlayan” bir bayan ve çekti gitti. Boşanmak için “maddi olarak da canına okuyacağım” diye ara sıra tehtit ediyor ve korku veriyor sürekli.
          Ben bir narsistle evli olduğumu ve yıllarımı geçirdiğimi son bir aydır anladım. Ve çok geçti…

          1. Geç değil inanın. Gidişi sizin için yepyeni bir başlangıç. Yasal süreçte maddi olarak da tüm hukuki haklarınızı sonuna kadar savunmanızı tavsiye ederim. Öte yandan, bir evliliğin bitişi her zaman kötü değildir. Artık iletişimi kesin. Bağlantıyı tamamen koparın. Avukatınız kursun zorunlu iletişimi. Şimdi kendinize odaklanma zamanıdır. Hayırlı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir