Yalnızlaştırma

Yalnızlaştırma narsistin köleleştirme gayretini başarıya ulaştırmak adına kurbanının destek mekanizmalarını yok etme ya da çökertme oyunlarından biridir.

Kurbanın kendini ve rutin yaşantısını tanımlayan ne varsa özenle ve bir bir, ya uzaklaştırır ya da kendi lehine kullanabileceği bir biçime sokar. Evi, işi, ailesi, arkadaşları, hobileri ve zevkleri bu ayıklanmadan nasiplerini aldıkça kurban gerçek kimliğinden uzaklaşır. Yönetilmesi kolaylaşır. Narsist de bunun gayet farkında olarak daha ilişkinin başında başlar lobi faaliyetlerine.

Kurbanın ailesiyle, arkadaşlarıyla ve diğer yakınlarıyla iyi ilişkiler kurar. Kendini sevdirir. Ara ara kurban hakkında ufak şikayetlerde bulunarak yavaş yavaş kendi tarafına çeker. Kendi tarafına çekemediği kişileri bu kez kurbana kötüleyerek onun gözünden düşürme yoluna gider.

Özgüven yok etme çalışmaları içinde kurbana arkadaşlarının onun hakkında olumsuz şeyler söylediği, çok az arkadaşı olduğu, çok yalnız olduğu izlenimini yaratarak kendisinden ve ilişkilerinden şüpheye düşmesini sağlamaya çalışır. Kurban, çevresi geniş ve özgüveni yüksek biri bile olsa narsistin kasıtlı olarak yalan söylediğinin ayırdına varamadığı için kuşku tohumları filizlenecektir. Narsist için bu filizler bile yeterlidir. Zira yıllar içinde onları besleyerek büyütebileceğini bilir.

Yalnızlaştırmanın ikinci ayağı kurbanın yakın çevresiyle görüşmesini zorlaştırmak ya da imkansızlaştırmaktır. Evden çıkmayı engelleme örneğiyle bu anlamda sıkça karşılaşılabilir. Benzer şekilde ulaşımı zor ya da uzak bir semtte yaşama inadı, kurbanı kendi ortamından koparmayı ve tek başına bırakmayı hedeflemektedir. İşi bıraktırma ya da değiştirme önerileri de tüm bunların peşi sıra ara ara gelir.

Kurbanın yaşamdan zevk almasını sağlayan düzenli sosyal etkinliklere karşı soğur durur. Bu etkinlikler ya da hobiler sıklıkla onun eleştiri oklarının hedefleri olurlar.

Bu muameleye maruz kalan kurban narsistin yönlendirmelerine uymadığında huzursuzluk belki kavga çıkacağını, yoksayılarak ya da aşırı sert davranılarak cezalandırılacağını kısa sürede öğrenir ki, oyunun içinde kaldığı sürece bu bilgi bile onu yıldırmak için yeterli olabilir.

Böylece zamanla sosyal tecrite uğrayan kurbanın yaşadığı olumsuzluklara şahit olan kişiler en aza indiği gibi, anlatabildiği kısıtlı kişi de yüksek olasılıkla narsistin tarafını tutacağından ihtiyaç duyduğunda destek bulmakta zorlanır. Narsistin saldırıları arttıkça kendini inandırabildiği bir destek bulamayıp yalnız kalmak, durumunun vehametini arttırmakla kalmaz, şiddetini de katlanılmaz boyuta getirir.

Biraz düşünelim…

Sevdiğiniz kişiyle birlikte olabilmek için uzak da olsa onun evine taşınmayı kabul etmişsiniz mesela. Çok sevdiğiniz o hobinizden sıkılmış, ortamına girmekten vazgeçmişsiniz. Bir kısım arkadaşınızla görüşmek istemiyorsunuz, sebebini anlayamadığınız bir şekilde bir kısım arkadaşınız da sizden uzaklaşmış. Zaten evin ulaşımı zor olduğu için gel gitler zahmetli bir hale gelmiş. Hamilelik ya da başka bir sebeple işi de bırakmışsınız.

Derken, aynı evde yaşama eşiğini aşmanın getirdiği sayısız narsistik işkenceye maruz kalmaya başlamışsınız. Yaşadıklarınızı anlamlandırmak halihazırda karşınıza çıkmış en karmaşık işken, çevrenizde kalan birkaç kişi ve hatta aileniz de size inanmayarak narsistin tarafını tutuyorlar. En çok gereksinim duyduğunuz anda hayatınızda belki hiç olmadığınız kadar yalnızsınız! Hemen hiç desteğiniz yok!

Düşünebildiniz mi?!

👇

İlişkili Yazılar

👇

Narsisti Tanımak

Gelişmiş Manipülasyon Yöntemleri

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Yalnızlaştırma” için 15 yorum

  1. Merhaba,
    Anlattığınız herşeyin neredeyse çok benzerlerini yaşadım. Şu an kabullenme aşamasındayım. İki gündür kendimce araştırmalar yapıyorum. Bunların sonucunda da sitenize denk geldim ve kafamda birçok şeyi aydınlattı.
    Acınızı paylaşan bir kadın olarak teşekkürlerimi sunmadan edemeyeceğim. Sayenizde yaşadığım şeyin bir ilişki olmadığını sadece sömürülmek ve köleleştirmekle geçen bir süreç olduğunu daha iyi anladım. En yakın zamanda da tedavi sürecine gireceğim.
    Son olarak, ayrıldıktan sonra hamile olduğumu öğrendim ve şu an (yazılarınızı okuduktan sonra) anlıyorum ki ne kadar can yaksa da o bebeği aldırmak en doğru kararmış. Bana ışık olduğunuz için minnettarım. Sizinle tanışmayı çok isterdim.
    Sevgilerimle

    1. Geçmiş olsun. Bitmiş çok şükür. Bundan sonrası artık aydınlık.
      İstediğiniz zaman yazın lütfen. İletişim adreslerim sayfada var.
      Sevgiler

  2. Benim sevgilimde hem anksiyete bozuklugu hem narsistlik vardı. Ailesinden ağır bir şekilde çocukken şiddet görmüş. Bundan dolayı kendi sorunu olduğunda ben onunla ilgilenirdim. Eğer o gün ikimiz için de sıkıntılı geçtiyse benimle hayatta ilgilenmezdi. Bencilsin derdim. “Ben böyleyim insan önce kendini düşünmeli” derdi. “Bana anlatıyosun bunu ama sana yardımcı olacak bir adam değilim ben şu an kendi derdimle meşgulum” derdi.
    Sürekli beni manipüle ederdi. Hukuk okuyordu her kelimeye saçma sapan “Ben hukuk okuyorum” derdi, kendini överdi.

    Benden önce çok kadınla birlikte olduğunu söylerdi. Ortalama yakışıklılıkta bir erkek olduğunu kızların ilgisini çektiğini söyler övünürdü.
    Ben bir şey istemesem bile beni ikna edebiliyordu. Gerçekten hayır dersem sinirlenip konuşmuyordu. Eğer ona hayır dersem sanki ölecekmişim gibi gelirdi. Değişik bir his. Beni anlıyorsundur? Beni öyle bir psikolojye sokuyordu ki kendi isteğimle yapıyordum. Neyse…
    Benden ayrıldı kendisi benim bir hatamdan dolayı. Hatamı kabul ettim. Geldi annemle konuştu. Annem ona hak verdi. Sonra beni affetmedi. Uzun mesajlar yazdım takmadı. Onu bekliyorum haftalardır yazmasını. Ben de kendimi geri çektim 2 haftadır yazmıyorum. Arkadaşlarımla geziyorum tozuyorum. (Sosyal medyadan durumlarıma bakıyor takipleşiyoruz hala) Dün ortak bir arkadaşımızı aramış. Normalde o arkadaşımızla hiç görüşmez. “Ben onunla neden ayrıldım biliyor musun?” demiş durumu anlatmış, “Ben haklıyım değil mi?” demiş. Onay almış bir güzel haklı olduğuna dair egosunu şişirmiş yine.
    “Annesi de bana hak verdi zaten” demiş. Sonra “ona sinirim geçti, sildim onu” demiş. Kapamış telefonu.
    Amacı ne sence? O kadar egolu ki sürekli onay almak istiyor. Etrafımdaki herkes ona hak versin istiyor. Hala ya!

    Biraz biraz iyiydim kendime gelmiştim, şimdi arkadaşımı aradı tekrardan başa sardım. Hala seviyorum bir de. Mesaj atsam yine egosu şişecek. Şaşırdım kaldım.

    1. Merhaba, Geçmiş olsun. En kisa zamanda tamamen hayatınızdan çıkarmanızı ve etkisinden kurtulmanızı dilerim.
      Onay araması bahsettiğiniz gibi kendini tatmin etme ihtyacından kaynaklanıyor. Çevrenizdeki insanlarla iletişime girmesi hem kendini tatmin hem de karalama kampanyası islevi görüyor. Böylece sizi bir yandan sevdiklerinizin desteğinden mahrum bırakıyor bir yandan da kışkırtarak uzerine gitmenize sebep oluyor. Kendinizi suclu hissetmeniz onun hakimiyetini daha sağlamlaştırması anlamina geliyor.
      Bu oyunlara gelmeyin. Karşinızdaki kişinin kimliğinin farkındasınız. Bu konuda kendinizi eğitin ve baglantıyı tamamen koparın. Destek ihtiyacınız olursa benimle iletişime geçebilirsiniz.
      Sevgiler.

  3. Peki, güzel erkek odaklı…
    Bir de kadının bu şekilde yazdıklarınızın birebir aynısını karşısındaki erkeğe yaşattığını ve halen de bir şekilde eziyetlerinin, tehditlerinin devam ettiğini, bu yazdıklarınızın tamamını okuduğum halde “manipülasyondan” deyin, “etkiden” deyin hala kurtulamadığınızı, bile bile ısrar ve inatla durumu kabullenemeyip “yok canım o böyle değil, ben de hatalıyım” gibi saçmasapan avuntulara kendinizi inandırıp hemen telefonunuza sarıldığınızı, tekrar tekrar aradığınızı, sayfalarca özür mesajları yazdığınızı, “ben biliyorum aslında, o da böyle davranmayı istemiyor, bana ders veriyor” gibi kandırmalara girip inandığınızı düşünün. Sizden tamamen gitmediği için sıraladığınız tüm oyunların oynandığını düşünün.
    Muhtemel cevabınız “güzel kardeşim bak ne güzel yazmışssın, çözmüşssün. Sen de ona göre devam et” olacak ama bunu bir milyon kere söylediğim halde o telefonu yine elime alıp yazıyor ve arıyorken buluyorum kendimi. Aklım, iradem yerinde; ama kontrolü epey önce bırakmışım, başaramadım bir türlü. Dedim ya, kadınsa inanılmaz ızdırap verici oluyormuş, dayandığımız yere kadar. Ama yazınız süper birkaç yüz kere daha okursam belki o telefonu elimden bırakabileceğim.
    Sevgiyle kalın.

    1. Merhaba,
      Önce şu konuda anlaşalım; buradaki yazılar benim deneyimlerim doğrultusunda erkek bir narsist üzerinden yürüyor. Toplama baktığımızda kadın erkek fark etmiyor, istismar aynı istismar ve aynı ızdırap.
      Öte yandan, Neyle karşı karşıya olduğunu bildiği halde kararlı olarak eyleme geçememek çok sayıda kurbanın ortak sorunu. Bu bir tür Stockholm Sendromu, bağımlılık. Aynı madde bağımlılığında olduğu gibi yoksunluk krizleri yaşamak, tekrar tekrar geri gidişler, her geri gidişte özsaygıyı ve özgüveni daha çok kaybedip tamamen umudu kesmek sürecin doğasında var.
      Kendinizden vazgeçmeyin. Mutlaka destek alın. Benimle iletişime geçebilirsiniz. Güvendiğiniz güvenebileceğiniz herhangi bir uzman bulabilirsiniz. Bu kadar ağır bir sömürü yaşantısından kendi başınıza çıkma yükünü yüklemeyin kendinize.
      Tekrar tekrar geçmiş olsun.
      Sevgiler

    2. Bunun adı bağımlılık… 6 aylık evliliğimi noktalamak üzereyim, profesyonel destek alıyorum. Doktorumun bana söylediği onu öldü sayın, yasınızı tutun. Bir trafik kazası geçirmişsiniz burnunuz bile kanamamış farz edin hayatınıza bakın… Aramayın, sormayın ki egosu sarsılsın. Anneniz sizi bir kez daha doğurmayacak kendinizi sevin…

      1. Geçmiş olsun. Doktorunuzun söyledikleriyle ilgili bir yorumum olacak. Arayıp sormamak, benim kullandığım şekliyle bağlantıyı tamamen koparmak şart tabi. Ancak gerekçe “onun egosunun sarsılması olmamalı. Gerekçeler onunla ilgili olduğu sürece iyileşme gerçekleşmiyor. Kendinize dönük olmalı tüm adımlar.

        Siz onu hayatınızdan çıkarmak, ondan ve yaşattıklarından kurtulmak istiyorsunuz ve bitiriyorsunuz. Yoksunuz artık ve o yok bundan sonra sizin için.
        O trafik kazası fiziksel olarak burnunuzu kanatmamış olabilir. Ancak, ruhunuzu derinden yaraladı. O yarayı görmezden gelmeden üstüne titreyip iyileştirerek yolunuza devam etmek kişiyi aydınlığa çıkarır.
        Sevgiler

  4. Merhaba,
    Yazınızı şimdi okudum. Benim de iş yerinde böyle biri var. Kendisini oğlum gibi seviyorum; ama davranışları garip, yani yukarıda anlattığınız gibi. Beni hep önemsediğini söylüyor; ama bir bakmışsınız işyerinde herkesi etrafına almış ve beni dışlar sekilde davranışlar… Garip bir ruh haline giriyorum. Beni manipüle etmeyi çok kolay başarıyor. İlk tartışmada beni patrona “psikolojisi bozuk, bazen geliyor guluyor, bazen de sinirli” diye agresif hastalıklı bir şekilde anlatmış. Artık sabrım kalmadı ve sürekli bunları düşünüyorum. Yardım edin lütfen.

    1. Merhaba,
      Öncelikle geçmiş olsun. Söz konusu kişinin davranışlarındaki çelişkileri açıkca görebiliyorsunuz. Dolayısıyla kendinizi size daha fazla zarar vermesinden koruyabilir ve şimdiye kadar yarattığı hasardan arınabilirsiniz. Iletişim adreslerimden yazın lütfen. Özelden haberleşelim.

  5. Ben maalesef yıllar sonra da olsa eski kız arkadaşımın narsist birisi olduğunu tespit etmiş durumdayım. Okuduğum bütün yorumlarda benim yaşadığım derin travmaya rastlayanı daha göremedim.
    Benim 5 sene depresyonda kalmama sebep oldu.
    Eski kocası kalp krizi geçirdi. Halen ölümle yaşam arasında gidip geliyor.
    Benim işimi bitirdikten sonra 25 senelik kardeşim gibi gördüğüm en yakın arkadaşımın hayatına girdi. 4 senedir arkadaşım maalesef ağır depresyon yaşıyor. Ben arkadaşıma göre ucuz atlattım. İntihar etmeyi düşünüyormuş. Her işini kaybetmiş abisinin bana anlattığına göre.
    Ben de her şeyimi kaybettim, 300 bin euro borca girdim.
    Kurtulduğum için çok mutluyum.
    Arkaşımın durumu beni çok üzüyor. Kendine zarar vereceğinden korkuyorum.
    Bana karşı vicdan azabı çekiyormuş.
    Beni görünce yolunu değiştiriyor.
    Geldiği bu durumun onun suçu olmadığını çok iyi biliyorum.
    Ne yapacağımı bilmiyorum.

    1. Merhaba, Geçmiş olsun.
      Arkadaşınıza bizzat ya da bizzat iletişim kurmayı uygun bulmuyorsanız aranızdaki abisi gibi üçüncü kişiler aracılığıyla ulaşıp tespitlerinizden bahsedebilirsiniz. Kendi durumunu anlayabilmesi için çeşitli kaynaklar yönlendirebilir, uzman ve güvenilir birinden destek alması için ailesinin ilgilenmesini önerebilirsiniz.
      Sonuçta okumak, incelemek, kabul ya da reddetmek kişinin kendi kararıdır; fakat görmezden gelmekten ya da sessiz kalmaktansa yerine duruma ışık tutabilecek iyi niyetli önerilerde bulunmak yeğdir.
      Kolaylıklar dilerim.

  6. Merhaba, anlattiklarinizi fazlasıyla yaşıyorum.bunlari annem bana yasatiyor.
    Beni ve babami aile olarak görmüyor.en küçük hobilerim, sevdiğim şeyleri rencide ediyor,bana engel olmaya çalışıyor hep.ornegin ben keman çalmayı öğreniyorum, herkese güzel calamadigimi, duygu veremedigimi,boşa caba harcadigimi soyluyor.ben saygimi korumaya çalışıyorum,ancak tam anlamıyla ekonomik ozgurluge erisemedim. ben bir avukatim,mesleğime göre bir imajım olmalı ama annem hep beni aşağıya çekiyor,küçük düşürüyor. Örneğin kendime işyeri açmak istiyorum,bu artık zorunlu hale gelmesine rağmen bana isteyerek yardımcı olmuyor.
    Bu durumdan çok skldim.ne yapmami önerirsiniz?

    1. Bireysel sınırlarınızı korumaya dair becerilerinizi geliştirmenizi öneririm. Sınırlarını Belirle (http://www.narsistleyuzlesme.com/terapi/sinirlarini-belirle/) yazısında bu konuda bazı ipuçları bulacaksınız. Genel olarak bireysel sınırlar üzerine çok sayıda kaynak bulabilirsiniz yazılı ya da görsel olarak. İhtiyaç duyarsanız benimle iletişime geçebilirsiniz. Birebir daha ayrıntılı görüşürüz sınır koruma pratikleri üzerine.

  7. 3 yıldır böyle bir insanla başım dertte. İlk 1 yıl anlayamadım. Herkesten ve bütün hedeflerimden uzaklaştırdı beni. Saçma sapan şeylerle sabahlara kadar öyle çok yordu ki kafamı başka şeylere odaklanamadım zaten. İstediği bir şey olmadı mı ben gidiyorum deyip kalkar, peşinden gidip engel olursam, dediğini kabul etmiş sayardı ama gitmessem yarım saat kapıda beklerdi. Git dediğimde de küfür edip sen görürsün kızım falan derdi ama Bi saat sonra ya arar ya geri dönmek isterdi. Son zamanlarda ağzıma edip çekip gittikten sonra dönüp 1 saat yağmur altında beklediğini bile bilirim. Dayanamayıp barışınca, Birkaç gün melek olup tekrar aynı şeyleri yaşatırdı bu insan. Bunlar o kadar çok tekrarladı ki zamanla ben de hırçınlaştım, kendimi tanıyamaz oldum. Detaylı yazsam yaptıklarını inanamazsınız. Kendimi salak gibi hissediyorum. Biliyorum ne olduğunu çözdüm ama her defasında git geller yaşadım. Maddi olarakta çok kayba uğrattı beni. :(( ama ben aptal gibi hala sözlerini tutacağı günü bekliyordum 2 ay öncesine kadar. Bu sefer kararlıyım artık ona kanmayacağım. Aslında bunun sebebi sürekli etrafımda olması, sürekli duygusal tarafıma oynaması ydı birazda ve hala da öyle maalesef bana çok yakın bir yerden ev tuttu. Sürekli kendini gösteriyor. Biraz daha yazarsam ağlayabilirim. Hoşça kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir