Düğünden Sonra

Düğünden sonra bir mola verme olanağı bulduysam da tansiyon giderek yükseliyordu. Sırayla anlatmam gerek… Düğünün oldukça gösterişli ve özgün olduğunu söylememe gerek var mı? Herkes beğenmeli, başkalarınınkinden farklı olmalıydı. Ben düğünü baştan beri gereksiz gördüğüm için sadece çevreci bakış açısıyla olabildiğince atıksız ve zararsız bir hale getirmeye çalışmak dışında bir[…]

Okumaya devam …

Hamileliğin İlk Yarısı

Hamileliğin ilk yarısı müthiş bir heyecanla başlamıştı. Sırayla aile ve yakın arkadaşlara sürpriz haberi veriyor, tebrikleri kabul ediyor, aramızdakileri düzelteceğimize inanarak mutlu mutlu ortalıkta dolaşıyordum. Hayaller kuruyor, ikimizin ilk kez birlikte hayal kurabilmiş olmamıza şükrediyordum. Bebek kendiliğinden gelmeye karar vermişti. Zamanlaması manidardı, zira yurtdışı projelerim tozlu raflara kalkmıştı. Gideceğimi umduğum[…]

Okumaya devam …

Gelgitler

Gelgitler, bundan sonraki ilişki döngüsüne verilecek en uygun isim herhalde. Rölanti dönemi alışkanlıkları değiştirmişti. O sırada ondan bağımsız olarak yaşadığım olaylar hayatımı o kadar alt üst etmişti ki onunla ilgili düşünmeye vaktim yoktu. Zaten varken bile yok gibi olan adamın yanında ben de o yokmuş gibi kendi yaşantıma odaklanmıştım. Ayrılık,[…]

Okumaya devam …

30 Günlük Mutluluk

30 günlük mutluluk anlaşması bu yeni ilişkinin en ilginç kısmıydı doğrusu. Bir tür narsist eziyeti… Başlangıçta verilen sözler çabuk unutulduysa da benim davranış kalıplarımı çözmüş olmasından kaynaklanan bir değişim vardı. Daha fazla ilgileniyor gibi, daha fazla seviyor gibi, daha fazla saygı duyuyor gibi, hep gibi gibi görünüyordu. Değişimin diğer kaynağı[…]

Okumaya devam …

İkinci Şans

İkinci şans vermek gerektiğine kandığım bir dönem oldu ki asıl yoldan sapma bundan sonra başladı bende. İlk ayrılıktan sonra bir yıl kadar “arkadaş kalma” sınırlarına neredeyse uymuş bir görüşme hali vardı. “Neredeyse” diyorum; çünkü ben çok net sınırlar çizdiğimi düşündüğüm halde en ufak bir samimi konuşmada hemen sızma çabaları başgösteriyordu.[…]

Okumaya devam …

İlk Ayrılık Sonrası

İlk ayrılık sonrası kendimi irdelemeye devam etmişim. Şimdi otuzların ortasında, içinde bulunmaktan şikayet etsem de modern yaşamın hızına, türlü ruhsal hazımsızlıklara ve geçiştirmelere alışmışken yirmilerindeki o kıza hayran kaldım. Oturup uzun uzun yazmışım kendimi anlamak ve tedavi edebilmek adına. Bir kısmını buraya aktarıyorum; çünkü o kızın safça içini dökmek için[…]

Okumaya devam …

Narsistle Bir Buçuk Yıl

Narsistle bir buçuk yıl geçirmek onu da kendimi de derin derin analiz etmeme yetmişti aslında. Yazmak bana iyi gelmiş, sık sık içimi dökmüştüm defterlere… … “Çözemiyorum. Benden sıkıldığı için mi bu tip davranışlar gösteriyor? Yoksa kişiliğinde mi var? Acaba ben üzerimdeki iş baskısı yüzünden doğru bakmıyor muyum olaylara?… Tam da “bütün” olduğumu[…]

Okumaya devam …

Narsistle İlk Zamanlar

Narsistle ilk zamanlar yaşadıklarıma dair yazdıklarımla başlayayım eski günlüklerde kendimle hesaplaşmaya, hani her şeyin tam olduğunu düşündüğüm o günlerle… İlk haftalar: “Kendime şaşsam da ona inanıyorum. Bazen korkunç derecede zeki bir yalancı olabileceği geliyor aklıma. Bana bu kadar saf ve temiz görünebilmesi için kabiliyetli bir yalancı olması gerekiyor. Ancak kuşku[…]

Okumaya devam …