Bir Destek Modeli

Bir destek modeli oluşturabilmek amacıyla kafa patlatıyorum bir süredir. Zira son yazımdan beri çok sayıda ve çeşitli talepler ve öneriler alıyorum. Ardı arkası kesilmediği için de vardığım noktada fikirlerimi tek seferde herkese açıkça ifade etmek üzere yine buradayım.

Öncelikle bana güvenerek ücretli olarak destek almak isteyen derttaşlara teşekkür ederim. Teklifleriniz koşullar çerçevesinde gayet mantıklı görünüyor. Siz bu konuda bilgi desteği almak istiyorsunuz, ben maddi kısıtlarım dolayısıyla vakit ayıramıyorum. Haliyle, ihtiyaç duyduğunuz ve psikoterapistlerden, avukatlardan, aileden, yakın dostlardan başka yerden alamadığınız desteği almak için maddi katkıda bulunmak iki tarafın da kazanmasını sağlayan uygun bir çözüm gibi görünüyor.

Açıkçası, bu teklifleri biraz düşündüm. Yurtdışındaki modellere aşinayım. Telefonla ya da görüntülü sohbet imkanı veren uygulamalarla uzaktan görüşmeler düzenleniyor ve saat başı bir ücret belirleniyor. Benim gibi yüz yüze görüşme olanağı olmayanlar için de yüz yüze görüşmeyi farklı sebeplerle tercih etmeyenler için de kolay ve hızlı bir çözüm. Üstelik zamanı kullanmak adına yazışmaktan çok daha etkin ve verimli. Ben böyle bir işe kalkışacak olsam kapsamı nasıl olurdu diye biraz kurcaladım. Halihazırda uzun zamandır yazışmalarda yaptığım gibi sorunun tanı ve terapi kısımlarına kesinlikle girmeden ve en önemlisi bu anlamda uzman bir psikoterapist desteği alınmasını tavsiye ederek iletişim kurardım. (Daha önce defalarca üzerinde durduğum gibi… Bkz: Kalıpları Yık, Çocuk İçin Terapi …) Sadece narsistik kişilik bozukluğu, sosyopati, kurban psikolojisi, psikolojik istismar konularındaki bilgilerimi ve süreçle ilgili deneyimlerimi paylaşacak bir yol izlerdim. Ancak etkin dinlemenın ötesine asla geçmezdim…

Bununla birlikte, durumun hassasiyeti düşünülünce bu görüşme sınırlarının net belirlenmesi ve karşılıklı korunması etik olarak ciddi önem arz ediyor. Bu noktada da sorumluluk duygusu tüm ağırlığıyla kendini gösteriyor. Ülkemizde olduğu gibi birçok yerde böyle bir “hizmet” vermek için herhangi bir eğitime, sertifikaya ya da diplomaya sahip olmak gerekmiyor. Halihazırda hepimiz herhangi bir yetkinliğe sahip olmadığı halde kendine verdiği “koç”, “terapist”…ve benzeri ünvanlarla psikolojik gereksinimleri paraya dönüştürme hevesinde koşturanların farkındayız. Bu anlamda sınırlar doğru çizilse de psikolojik gereksinimlerle ilgili böyle bir kötüye kullanım varken, psikoterapist unvanına sahip diplomalı uzmanların bile yetersiz kaldıkları bir noktada, bambaşka bir teknik altyapıdan gelen biri olarak, eğitim almadan varlık göstermek benim zihniyetime pek uymuyor.

Bir kişinin bir başkasına bilinçli olarak yardım edebileceğine inanmayan bir insanım ben. Bir bireyin ancak zihnen ve ruhen hazırsa dışarıdan gelen etkileşimleri alabildiğini düşünüyorum. En önemlisi, dışarıdan alabildiklerimiz yine bizim o anki algı yapımız ölçüsünde şekilleniyor. Yani klasik bir iletişimde benim anlatmak istediklerim, anlatabildiklerim ve karşımdakinin kendine has algı sistemiyle anladıkları mutlaka birbirinden farklı olurken, böylesine hassas ruh halleri içindeyken kurulacak iletişim bazı riskler taşıyor.

Öte yandan, on yılın deneyiminin ardından bir yıllık farkındalık ve sürekli araştırma döneminin bende oluşturduğu birikimi de hiçe saymıyorum tabi ki. Tekrar teşekkür ederim ki, verdiğiniz geribildirimler sayesinde bu blogu oluşturmanın doğru bir karar olduğunu, kendimden başka birilerine de faydalı olduğunu görebiliyorum. Bu birikimin daha fazla insana daha etkin şekilde ulaşması gerektiği konusundaki fikirlere de katılıyorum. Gelin görün ki, ücretli oturumlar düzenlemenin bu anlamda doğru bir hamle olduğundan emin değilim.

Kararsızlık ve karar

İkiye bölünmüş durumdayım. Bir yandan söz konusu birikim içimde yeni fikirler üretip duruyor. Şiddetin dışında olan, psikolojik istismarı deneyimlememiş kişiler yerine bir başka “damdan düşenle” iletişim kurabilmenin ne kadar değerli olduğunu da, kabustan uyanırken yalnız olmanın hissettirdiği çaresizliği de biliyorum. Diğer yandan şu anda bu satırları yazarken bile sorumluluklarım dolayısıyla aslında maddi getirisi olacak bir başka konuya vakit harcamam gerekliliği zihnimin bir köşesinde beni huzursuz ediyor. Oğlumla yaşamımızı idame ettirecek bir maddi birikimim olsaydı, vaktimi psikolojik istismarla ilgili tespitleri ve önerileri geliştirip yaymak ve gerçekleştirmek için seve seve harcardım. Ancak, gerçek dünya şu anda buna izin vermiyor ya da ben çözümü göremiyorum.

Sonuç olarak içime sinen bir model oluşturabildiğimi söyleyemeyeceğim. Sizin bu konuda fikirleriniz ve önerileriniz olursa açığım. (Bu yazıdan aylar sonra bir paylaşım ve destek modeli oluşturdum. Paylaşıma Devam Kararı başlıklı yazımda ayrıntıları okuyabilirsiniz.)

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Bir Destek Modeli” için 4 yorum

    1. Merhaba, İletişim sayfasındaki e-posta adresinden bana yazabilirsiniz dilerseniz. Çok hızlı olamıyorum, ancak yanıt veriyorum.

  1. Merhaba
    Size gerçekten hayranım.
    Ben hem erkek arkadaşı hem de kızkardeşi tarafından kurban bir empatım. Bu konuyla ilgili Almanya’da da çok araştırma yaptım. Almanca bir kitap sayesinde uyanış yaşadım; ama sizin yazılarınız gerçekten bambaşka.
    Size daha önce de e-mail yazmıştım; ama sanırım görmediniz… Lütfen bana en kısa zamanda dönüş yapın. Sizinle konuşmak istiyorum. Kızkardeşimden dolayı ailece fikirlerinize ihtiyacımız var.
    Teşekkürler

    1. Merhaba,
      Öncelikle olumlu geribildiriminiz için teşekkür ederim. E-postanıza geç de olsa yanıt vermiştim, ancak size ulaşmadı sanırım. İletişim sayfasında belirttiğim kanalların herhangi birinden bana ulaşabilirsiniz. Hemen olmasa da fırsat bulduğumda yanıt veririm mutlaka.
      Kolaylıklar dilerim. Sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir