Ayrılık Sonrası Dönüşüm Süreci

Ayrılık sonrası dönüşüm süreci, sadece duygusal bir ilişkinin bitişini değil, herhangi bir bitiş veya yeni bir başlangıçla birlikte yaşadığımız değişim evrelerini kapsar. Sürecin temel evreleri psikolojideki yas sürecine dayanır. Günümüzde ise kurumsal dünyada çalışanların organizasyonel değişimlere uyumlarını yüksek performansla sağlayabilmek için değişim yönetimi adı altında çeşitli türevleri sıklıkla öğretilmekte ve kullanılmaktadır. Bizim konumuzla da yakından ilgilidir, zira uyanış travması ve sonrasında geçirdiğimiz evreleri birebir modeller.

Aslına bakarsanız hiç aklımda yokken bir arkadaşımla yaptığımız tesadüfi olmayan bir sohbette, arkadaşımın kendi duygusal değişim sürecinden bahsederken konuyu değişim yönetimine getirmesi bana bu yazıyı yazdırıyor. Sohbetin kısa bir anı, sizinle olan birebir destek oturumlarında sıklıkla üzerinde durduğumuz konularla ve benim kurumsal hayatımda yıllar önce aldığım değişim yönetimi eğitiminden kalan bilgilerle birleşince bizim terapi evrelerimizi çok iyi açıklayan aşağıdaki grafik çıktı ortaya:

Ayrılık sonrası dönüşüm süreci bizim için bir bitişle başlıyor. Bu bitiş, narsistle ilişkinin bitişi anlamına gelmek zorunda değil. Uyanış travmasını yaşadığınızda hangi durumdaysanız işte tam orada, yani grafikte şok olarak gördüğümüz noktadayız. Ayrılık henüz gerçekleşmediyse bu noktadan sonra herhangi bir an gerçekleşebilir.

Devam etmeden önce grafik eğrisinin neye göre değiştiğine dikkatinizi çekmek istiyorum. Süreç bizim moral durumumuzun, özsaygı ve özgüven seviyelerimizin zamana göre değişimini veriyor.

Şokun hemen ardından gelen inkar dalgasını atlattıktan sonra asıl karmaşa dönemine giriyoruz. Ancak şoku ve inkar evresini aşmak o kadar kolay değil. Bu evrede en çok ihtiyaç duyduğumuz şey bilgi. Narsisti tanımak ve psikolojik tanımlar çerçevesinde anlayabilmek neyle karşı karşıya olduğumuzu kavrayabilmemiz için şart.

Karmaşa evresi açıkça en zor dönem. Korkular, kaygılar, kızgınlık, kendini, narsisti ve diğer paydaşları suçlama ve hayalkırıklıkları arasında geliş gidişler var. Bakmayın tek bir eğri olduğuna o ok işaretleri bu evrede geriye gidişlerin sıklıkla yaşandığının göstergesi. Çözmemiz gerekenlerin yoğunluğuna göre tekrar tekrar iniş çıkışlar yaşamamız olağan. Bir noktada bizi saran kaybolmuşluk hissi iyiden iyiye depresyona vardığında artık dibi görmüş oluyoruz. “Onsuz yapamıyorum, geri döneceğim galiba”,  “Ben toparlanamayacağım sanırım”, “Yaşamak istemiyorum” ya da “Işığı göremiyorum” dediğiniz yerler buralar işte. Deniz seviyesinin çokça altında, oldukça derinlerdeyiz zira. Direncin ve baskının en uç noktasında, aynı zamanda geri dönüşlerin en çok yaşandığı evredeyiz. Halbuki, “en karanlık an güneş doğmadan önceki andır” klişesi bu noktayı işaret ediyor.

Dibi görmek, daha fazla dalamayacağımızın da habercisi olduğundan sağlıklı ve kararlı hale dönebilmek için ilk aydınlanma burada oluyor. İlk aydınlanma yani kabullenme. Kabullenmenin getirdiği en önemli değişim artık zihnimizi geçmişten geleceğe çevirebilmek. Bundan sonra ileriye bakıyoruz artık, geriye değil.

Umutla hareket etmeye başlıyoruz. Etkin çaba buradan itibaren kendini gösteriyor. Karmaşa dönemindeki yoğun gayreti yoksaymıyorum tabi ki. En çok enerjiyi orada harcıyoruz belki. Bununla birlikte o evrede içinde bulunduğumuz zihin bulanıklıkları gayretlerimizin ileriye dönük etkinliklerini açıkça görmemize engel oluyor. Kabullenmeyle beliren keşif evresinde ise meyveleri toplamaya başlıyoruz. Çabalarımız ve yeni deneyimler yaşamak için atılmamız kendimize dair keşiflerimizi gün be gün arttırıyor. “Ha” deyince gün yüzü görmeye başlamıyoruz bir anda. Karmaşa evresindeki gibi iniş çıkışlar burada da kendini gösretiyor. Bununla birlikte, tekrar tekrar denemek kalıcı olarak öğrenmeyi getiriyor. Tüm bu yolculuğa ayrılık sonrası dönüşüm süreci adını vermemin sebebi bu kalıcı öğrenme.

Sonrası ise ferahlama. Yeniden yapılanmamız tamamlanmış olarak kararlı bir hal alıyoruz. Geçirdiğimiz “dönüşüm” sonrası, eski kimliğimizin yerini gelişmiş yeni bir kimlik alıyor. “Ne zaman eskisi gibi olacağım?” sorusunun yanıtı bu sebeple “hiçbir zaman”. Başka biriyiz artık. Enerjimiz giderek yükseliyor ve yeni başlangıçlara hazır hale geliyoruz.

Kestirme değil, destekli evrim

Daha önce teker teker üzerinden geçtiğimiz bu terapi evrelerinin hepsini yaşamak, sağlıklı bir başa çıkış için gerekli. Bu düşüşü yaşayıp hazmetmeden kararlı, yüksek enerjili, sağlıklı bir hale ulaşmamız mümkün değil. Öte yandan her evrede farklı ihtiyaçlarımız var ve bunları karşılayabilmek için aileden, dostlardan veya profesyonel kaynaklardan destek almamız şart. Söz konusu ihtiyaçlar, bitiş evresinde nasıl bilgiyse, yalnız ve çaresiz hissettiğimiz karmaşa evresinde bolca anlayışı ve empatiyi, keşif evresinde yeni fırsatlara dair yönlendirmeyi ve nihayet yeniden yapılanma evresinde güveni pekiştirmek için cesaretlendirmeyi içerir.

Tüm bu sürecin aktığı zamanın birimi size ve deneyimlerinize bağlı olmakla birlikte aylar sürmesi olağandır. Ancak yılı aşıyorsa elinizdeki kaynaklardan daha farklı bir destek almanızı şiddetle tavsiye ederim ve her zaman olduğu gibi kolaylıklar dilerim.

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir