Sınırlarını Belirle

Sınırlarını belirle, sızmaları engellemek için yüksek ve sağlam kale duvarları ör ve narsisti daha fazla besleme. Bağlantıyı tamamen koparmana olanak yoksa ondan korunmak için tek yolun sınırlarını iyi çizerek senden faydalanmasına izin vermemek. Zira, o faydalanmak için her yolu deneyecek ve sen fazla empatik olan her kişi gibi zarar görene kadar verme eğilimindesin.

Haklısın çok zor; onunla iletişimini sürdürmek zorunda olmak da, bu zorunluluğun baskısı yetmiyormuş gibi seni ve yavrunu olumsuz etkilememesi için sürekli uyanık ve dik durmak zorunda olmak da katlanılır gibi görünmüyor. Oysa yapabilirsin. Kurban giysilerini üzerinden çıkardıkça daha çok rahatlayacak ve daha kolay başaracaksın. Hepsinden önce sınırlarını belirlemen ve onu dışarıda bırakmayı öğrenmen lazım.

Önce durumu netleştirelim. Ortak bir çocuğun var, belki o senin baban ya da annen ve ailenin diğer fertlerine karşı olan sorumlulukların yüzünden onunla görüşmek zorundasın veya benzeri bir sebeple onu hayatından çıkaramıyorsun. Narsist sosyopat kimliği göz önüne alınırsa onun ne sana karşı davranışlarını, ne senin hakkındaki düşüncelerini, ne de insanlara senin hakkında söylediklerini değiştiremezsin. Bu durumları ya da tutumları ortadan kaldıramadığına göre bunlarla savaşmanın bir anlamı yok. Değiştiremediklerinin bundan sonraki hayatının gerçekleri olduğunu kabullen ki değiştirebileceklerine odaklanalım.

Engel olamadığın bir durumun seni strese sokmasına izin vermemek, istismarcının tavırlarının sende yarattığı etkiyi ve kendi tutumunu farklılaştırarak bu zorunlu iletişimi yönetmek senin elinde. Üstelik narkopatın kimliğini de silahlarını da neye ihtiyacı olduğunu da iyi biliyorsun artık.

Narsist sosyopatın en temel ihtiyacı duygusal olarak senden beslenmekse senin yapacağın ilk şey onu beslemekten vazgeçmektir.

Dolayısıyla ilk olarak sana saldırı olarak dönecek verileri ona vermeyecek şekilde sınırlarını çiz. Evine ya da işyerine girmesin. Özel hayatın hakkında asla bilgi verme. Çocukla ilgili zorunlu olarak sürmesi gereken iletişimi asgari seviyede tut. “Şu saatte yemek yiyecek“, “Şu ilacı alacak” gibi gerçekler üzerinden konuş. Bunun dışındaki sorularını tek kelimelik yanıtlarla geçiştir. Geçmişten bahsetme, asla soru sorma. En baştan çıkarıcı gününde bile olsa sohbet etme.

Bu sayede manipülasyonlarla seni parmağının ucunda oynatmak için narsistik sapkının elinde çok az olanak kalmış olacak ve sen birçok olası saldırı yanında bir kez daha tuzağa düşmene sebep olacak açıklamaya çalışma alışkanlığından da kurtulmuş olacaksın.

Ancak buradaki amacının ona ne kadar güçlü olduğunu göstermek ya da acı çektirmek değil, besin sağlamamak olduğunu iyi anlaman lazım. Olumlu ya da olumsuz değil nötr olabilmek hedefin. Onu terslemen kadar hayatının ne kadar yolunda gittiğinden bahsetmen de onu kışkırtır; çünkü bu gibi tepkilerin hepsi bir duygunun habercisidir. Mutluluk da nefret de çekicidir onun için. Basitçe düşünürsek, kendi içindeki boşluğu doldurabilmek için duygulara muhtaç olan bir sömürücünün zararlarından kurtulmak için duygularının ona karşı dışavurumunu yok etmekten bahsediyorum.

Gri Taş

Bu noktada, temelde narsist sosyopatın kurban üzerindeki odağını kaybetmesi için önerilen bir iletişim yöntemi olan “gri taş” yaklaşımından bahsetmem lazım. Söz konusu yaklaşım, parlak renklere ve gösterişe düşkün sapkının karşısında gri bir taş gibi sıradan ve sıkıcı olmayı, almak için türlü dolaplar çevirdiği tepkileri ona vermeyecek kadar düz olmayı önerir. Bir sosyopatın parasız, çirkin, başarısız, duygusuz birinden tiksinip uzaklaşacağı fikrinden hareket eder. Bu şekilde monoton bir ortam yarattığında seninle oynamak onu tatmin etmez ve kendine daha heyecanlı başka avlar bulma yoluna gider. Tabi ki tamamen vazgeçmez, ara ara eğlenceli bir yanın olup olmadığını kontrol etmek için bazı girişimlerde bulunur; fakat aynı yöntem istikrarlı bir şekilde uygulanırsa başarıya ulaşılır.

Gri taş da özetle iletişime devam etme zorunluluğu olduğu hallerde besinini keserek uzaklaştırmayı hedefliyor. Buraya kadar benim bakış açımla ve hedefimle birebir uyuyor. Ancak, bir önemli ayrım var: Gri taş “mış gibi” davranmak üzerine kurulu. Onun tüm kışkırtmalarından etkilendiğin halde etkilenmiyormuş, umursamıyormuş gibi davranmayı öğütlüyor. Oldukça kabul gören ve uygulayanlar tarafından işe yaradığı deneyimlenmiş, çok sayıda kişinin hayatını tam anlamıyla kurtarmış bir yöntem olmakla birlikte bana göre bir zayıf noktası var: İstismarcının gri taş yöntemini uyguladığını bilmemesi gerekiyor; çünkü rol yaptığını anladığı anda yepyeni taktik saldırılarla seni kuşatmaya alması an meselesi haline geliyor.

Duygularını ele vermekte usta, içi dışı bir biri için ne kadar zor! Kaldı ki mış gibi davranmak da bir o kadar sağlıksız. Sosyopatın duyguları kapatma düğmesini ödünç almış gibi… Ondan kurtulmaya çalışırken ona benzemek… Kabul etmesi de uygulamak kadar zor.

Öte yandan, gri taşın işlevselliğini görmezden gelmiyorum kesinlikle. Başlarda, sınırların yeni çizildiği, terapinin henüz başlarında olduğun dönemde uğradığın tacizlerde, hislerin içten içe çok yoğun olsa da dışarıya renk vermemek elindeki en iyi seçenek. Ancak içsel hedefin, umursamıyormus gibi davranmak yerine gerçekten umursamamayı başarabilmek olmalı.

Gri taş ya da değil

İster rol yap istersen gerçekten önemsememeyi öğren, burada bahsettiğim tutumu benimsediğinde narkopat kolayca vazgeçmeyecek. Bağlantıyı koparman gibi sınırları belirleyip duygusal anlamda etkisiz eleman olman da narsistik öfkesini harekete geçirecek ve senden bir tepki alabilmek için her yolu deneyecek. Özellikle başlarda uyguladığı baskı kat be kat artacak. Sen sınır koydukça o sınırları yıkmak için çabalayacak. Sağlam dur. Geri adım atma.

Seni kışkırtmak, delirtmek için elinden geleni yapmaya devam edecek. Öfkenin sınırlarını hiç olmadığı kadar zorlayacak. Çocuk onun için inanılmaz derecede leziz bir besin olmakla birlikte senin en zayıf yanın olduğunu biliyor. Dolayısıyla, onu mutlaka kullanacak. Yavrunla ilgili acil durumlar yaratıp duygularını harekete geçirecek. Yani bildiği bütün manipülasyon yöntemlerini kendini aşarak kullanacak. Kışkırtmalarına tepki vermeyi reddet.

Bu anlamda, zorunlu iletişimi yazılı ortamda tutmak ve hemen yanıt vermemek istemsiz duygusal tepkiler vermeni engeller. Böylece tuzağa düşme olasılığın azalır.

İçsel hedefe ulaşmak

Bir kere başladın mı işe yaradığını görecek ve ilerletecek gücü kendinde bulacaksın. Unutma, kızgınlık anında göstereceğin bir saniyelik sabır, seni daha sonra yaşayacağın tonlarca pişmanlıktan kurtarır. Gün gelip kibarca ve sakince ama aynı zamanda sapasağlam durup yukarıdan bakabildiğinde savaşın anlamsızlığını en derininde hissedeceksin.

O, senin farkında bile olmadığın yaralarının farkında ve onları sana karşı kullanıyor. Demek ki, temel çözüm yeni yaralar açmasına engel olurken o eski yaraları bulup kapatmakta saklı. Yaraların bulunması ve sağaltılması mümkün olana kadar geçen sürede ise korkunu, mecburiyet ve suçluluk duygularını harekete geçirmeye çalıştığını fark et ve tepki vermeyi reddet. İçten içe seni tetiklediğini fark ettiğin her durum aslen sağaltman gereken bir başka yaraya işaret eder. Gözden kaçırma, didikle, keşfet ve iyileştir.

Onun tacizlerinin sana etki etmediği seviyeye ancak derindeki kalıpları yıktıktan sonra geleceksin ve yolda çokça emek sarf etmen gerekecek.

Özetle narsist sosyopatı uzaklaştırmak için iki yöntemin var: Ya tükenmeyi göze alarak onunla kalacaksın ya da onun faydalanamayacağı kadar sağlam ve erişemeyeceği kadar yükseklere çıkacaksın. Sana birincisini yapmasından kendini koru ve ikincisini seç.

👇

İlişkili Yazı: Adım Adım Terapi

 

👇

Paylaşım ve destek

Okuduklarınız size çok tanıdık geliyorsa, bu içeriğini oluşturmayı sağlayan bilgi ve deneyimden bireysel olarak faydalanmaya ve desteğe ihtiyacınız varsa paylaşım ve destek modeli konusundaki yazımı okuyabilir, iletişim kanallarımdan bana ulaşabilirsiniz.

Sınırlarını Belirle” için 2 yorum

  1. Sanırım benim de yapacağım şey gri taş moduna geçip, benden alacağı birşey kalmadığını anlayıp kendisine dışarıda yeni bir kurban bulurken onu kurbanıyla başbaşa bırakıp gitmek…

    1. Bu sürecin ne kadar süreceğini, bu sürede sizi ve çocuğunuzu ne kadar yıpratacağını ya da istediğiniz gibi sonuçlanıp sonuçlanmayacağını biliyor musunuz?
      Neden karar alıp etkin şekilde eyleme geçerek uygulamak varken beklemeyi tercih ediyorsunuz?
      Yargılıyorum sanmayın, yanıtları az çok tahmin ediyor ve eyleme geçmenin zorluğunu biliyorum. Sadece sizin kendinizi sorgulamanızı istediğim için soruyorum.
      Kurbanın bu şekilde pasifleşmesi her zaman istismarcı kişiliğin faydasına olur. Ertelemek istismarın daha fazla artmasından başka bir işe yaramaz.
      Bu açıdan düşünün lütfen.
      İhtiyaç duyarsanız özelden iletişime geçebilirsiniz.
      Sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir